「 Serhat Şahiner 」

"Birtakım eşsiz kimselerin yaşadıkları hayatın öteki insanlara hikâye geldiği gibi, kimi hikâyeler de vardır ki gerçekten yaşanmıştır. Onun için bu hakiki olayı ben de hikâye gibi yazıyorum."
Sayfa 48 - Bilge Kültür Sanat E-Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·153 syf.·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2024 18:37
·
2024 38. kitabı
Tahsin Yücel
7.5/10 · 25 okunma
"Karınca kararınca bir roman yazdım ben; romanımda, yeri geldikçe, gene dolaylılaşmış, eksik ve süreksiz bir biçimde, birtakım düşünceleri, birtakım tutumları sorguladım. Roland Barthes'ın "dünyaya sorular sormak" dediği budur. Sorgulamak ve okurun sorgulamasını sağlamak. Kesin yanıtlar getirmek değil."
Sayfa 143 - YKY Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
" “Okura ulaşmış bir yapıt tümüyle yazarının değildir artık, bir bakıma aynı yapıt da değildir; doğru ya da yanlış, öznel ya da nesnel, tinsel ya da özdeksel, her türlü yoruma açık olması nedeniyle, çoğu kez yazarının bile usundan geçirmediği, gizli anlamlarla yüklü, karmaşık bir alandır.” Yıllar önce, Yazın ve Yaşam'ın önsöz'ünde yazmıştım bunları, sonra da şunları eklemiştim: “Roland Barthes'ın bir yazısında söylediği gibi, son söz okurundur her zaman. Son söz okurun olduğu için de bir yazarın yapıtını savunma, onun tam kendi istediği biçimde değerlendirilmesini sağlama yolunda harcadığı çabalar başarısızlığa adanmış çabalardır genellikle.” Görüşüm bugün de değişmiş değil. Hiç kuşkusuz, herkes gibi yazarın da konuşma hakkı vardır yapıtı üzerinde; hatta, çoğu zaman, görüşlerine ayrıcalıklı bir yer verilir, yapıtı konusunda fazladan açıklamalar getirmesi istenir; kendisi de, gerekli görürse, önsözler, artsözler ekler yapıtına; Moliere gibi bir Critique de l'Ecole des Femmes, Gide gibi bir Journal des Faux-Monnayeurs yazabilir; ama, bana sorarsanız, olur olmaz nedenlerle kaleme sarılıp kendi yapıtının savunuculuğunu ya da yorumculuğunu yapmak pek de hoş bir şey değildir. Ancak, bu böyledir diye yapıtının yarattığı her türlü tepki karşısında yazarın taş gibi duyarsız kalması beklenemez. O da insandır, kendince doğru yorumlar ve olumlu yargılar karşısında sevinir, düşündüğüne ters düşen yorumlar ve olumsuz yargılar karşısında üzülür, hatta öfkelenir. Bu öfkenin hızıyla, yaptığının hoş bir şey olmadığını düşünmeden, kaleme sarılıp kızdıklarına veryansın ettiği de olur."
Sayfa 116 - YKY Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
"... Olmayacak yanlışlarla dolup taşan bir dille savrukluğu özgünlüğe dönüştüremeyiz, her türlü tutarlılık gereksinimini hiçe saymakla "yeni", "modern" bir "arayış romanı" yaratamayız. Örneklerini çok gördük, günümüz romanında tutarlı ve bağdaşık bir olay örgüsü, tutarlı kişilikler ve davranışlar aranmıyor her zaman. Ama, ister "geleneksel" olsun, ister "çağcıl", romanın göndergesi kendi kendisidir, öncelikle kendi kendisiyle açıklanır. Bu da çağcıl romanda en azından bir iç tutarlılığın, bir iç birliğin, öğeler arasında birtakım derin bağıntıların varlığını içerir ve ister istemez birtakım biçimsel zorunluluklar getirir, belirli bir "tutumluluk" ister."
Sayfa 99 - YKY Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat