Bizler, eski uygarlığın tanıklarıyız fakat büyük bir halkın öldürülmesinde sorumluluğumuz bulunuyor. Bu nedenle, muzaffer ırkın çocukları, yok edilmiş ırkın yattığı mezarın üzerine saygı, pişmanlık ve umuttan oluşan bir demet bıraktığında biz yalnızca kardeşçe bir sempatiyle uzaktan bakabiliriz.
Eğer insan ruhunun yücelmesi, maddeden kurtulmak ve bilinçüstüne doğru uzanmak üzere harcadığı çabayla ölçülürse, barbar Kızılderelinin ruhu birçok uygar insanınkinden daha yüce ve soyludur.
Bunu bazen kendilerinin çoğu zaman da kadınlarının hayal gücünden çıkan zarif yöntemlerle yapıyorlardı. işkencenin nasıl yapılacağının kadına bırakılması gelenektendi ve kadınlar da bu konunun oldukça iyi üstesinden geliyorlardı.