Mutlu ve özgür bir yaşamı istediği için yurdunu terk etmek zorunda kalan kırık bir yüreğin geceleri, cennetin parlak renkleri ve cehennemin kızıl ateşleriyle dolu bir kontrast olmaz da ne olur?
Bizler, eski uygarlığın tanıklarıyız fakat büyük bir halkın öldürülmesinde sorumluluğumuz bulunuyor. Bu nedenle, muzaffer ırkın çocukları, yok edilmiş ırkın yattığı mezarın üzerine saygı, pişmanlık ve umuttan oluşan bir demet bıraktığında biz yalnızca kardeşçe bir sempatiyle uzaktan bakabiliriz.