Coğrafyamızda dolaşıp duygularını belirten ve gozlemlerini anlatan Puşkin , gerek resimlerle gerek betimlemelerle Erzurum'umuzu anlatmıştır. Açıkçası Türkleri övmeye yönelik bir kitap değil ancak düşmanın gözünden bir savaşın anlatılması ilgi çekiciydi.
İnsan sınırlarını ne kadar zorlayabilir? Soğuk, açlık, dusuncenin önüne geçer mi? Jack London bu kitabıyla her şeyi yaşatarak açıklamış. Kısa ve dolu bir eser. Film izler gibi okuyabileceginiz bir kitap.
Biliyorum ki herkes kitabı eline aldığında böyle bir şeyle karşılaşacağını bilemez. Stefan Zweig akıcı üslubuyla alışılmışın dışımda bir konu işlemiş. Kitabın en etkileyici kısmı içinde yaşattığı psikolojidir. Elinizde kitabın olduğunu fark edemeyeceğiniz kadar merak içinde bırakan , müthiş bir eser.
Eskiden Dostoyevski'nin ilk romanı olan İnsanciklar'ı insanlar cok beğenmiş . Ancak Öteki ve Ev sahibesini begenmediklerini soylemişler. Bu bilgiyi okuduğumda Öteki romanina karşı bir önyargım oluştu. Ancak bu önyargılarım yersizmiş. Dostoyevski her zamanki gibi akıcı üslubuyla ve olay örgüsüyle eserini ortaya koymuş.
Kitap yazarin silahı sözcükler ,yazarın mermisi gibi. Kafa patlatmadan okunulabilir bir kitap değil. Gördüğüm en ince betimlemeler diyebilirim. Tıpkı yazarın diğer kitapları gibi.