Serkan

Serkan
@Serkan_Yildiz
Değildim, oldum; değilim, elden ne gelir...
103 kütüphaneci puanı
1111 okur puanı
Kasım 2014 tarihinde katıldı
Fakat zaman içinde, özellikle Ocak Ayaklanmasından sonra, bu yoğun duygusal akım, tepki olarak bir Polonya (veya Varşova) Pozitivizmi doğurdu. Polonya içinde gelişen ve yöntemlerine "Organik Çalışma" adını veren bu akımın öncüleri, sürgündeki kahramanlık şairlerinin hayalperestliğine karşı çıkıyor, "Şimdiye kadar ölmeyi öğrendik, ama akıllıca yaşamayı bir türlü öğrenemedik" diyorlardı. Bu akımın yazarlarından biri, "Ey şairler," diye soruyordu: "Siz insanlığa ne verirsiniz? İnanç mı, güç mü, ideal mi? Yoksa yeni bir yol mu açarsınız? Hayır. Böyle şeyler için vaktiniz yok sizin; siz ancak ıztırap çekersiniz!"
Sayfa 30 - Akıl Fikir Yayınları
Serkan
Onun için, âcil bağımsızlık heveslerini bir yana bırakmak ve doğrudan doğruya bireylerin ıslahına yönelmek gerekiyordu. Eğitim, bilim, çalışma, ekonomik güç, sanayi, ticaret ve modernizasyonla halk ağır, fakat emin ve sağlıklı bir şekilde takviye edilmeliydi. Toplumu köklerinden başlamak üzere güçlendirmeyi amaçladığı için, bu felsefe "Organik Çalışma" olarak adlandırıldı. Uçan Üniversite
Reklam
Konuşmaya çok ihtiyacı var; özellikle de yaşamını önemsiz şeyler uğruna nasıl çar çur ettiğini açıkça gördüğü ve bunu düzeltmek için planlar yaptığı üzerine.
Sayfa 79 - Yapı Kredi Yayınları
Serkan
Bu, yazarın dalga geçercesine eleştirdiği bir şey. Bence de en az bu kadar dalga geçilmesi gereken bir alışkanlık.
(2) Hayatı boyunca bir kez bile olsa hata yapmış biri ömür boyu gözümüzden düşer, kendisine karşı güvenimizi yitiririz. Bu da kalıcı karaktere inandığımızın kanıtıdır. Biraz düşününce bunlar neyi ifade eder? Bu iddialar sadece insanların çoğunun karakterini yenilemeye gayret etmediği anlamına gelir. İrademiz müdahale etmediği müddetçe hayatımızı dürtülerimiz şekillendirir. İnsanların çoğu dışarıdan birileri tarafından yönetilir. Tıpkı Dünya'nın Güneş etrafında dolanırken izlediği yörüngeyi sorgulamadığı gibi modayı, fikirleri sorgulamadan takip ederiz. Çalışanlar, fakir fukara, kadınlar, çocuklar, insanlar, çoğumuz ayakta kalma mücadelesi veriyoruz. Belki biraz karmaşık yapıya sahip mutlak surede bilinçli, içgüdüleri olan ve de garip isteklere sahip kuklalar gibiyiz. İnsan içindeki idealist duyguları ve asil ruhunun izini bırakıp içgüdüleriyle hareket ederse yoldan çıkmaya yüz tutar. Bu sebeple erdemli yaşlıların gençlerden fazla olmaması şaşırtıcı değildir.
Sayfa 30 - Ediz Yayınevi
Serkan
Yazar, bahsi geçen kalıcı karakter şekline inanmıyor ve bunu iradeye bağlıyor. İradesizlik insanlardaki türlü türlü huyu onlarda varsayılan özellik gibi gösterdiği için ve iradesizlik ekseriyetle süregelen bir şey olduğu için yanlış anlaşılıyor gibi bir şey diyor.
Yıllar boyunca – önceden tuzlanmış ve tuzlanmamış – binlerce tavuk pişirdim. Bilim henüz şüphelerimi teyit etmiş olmasa bile, burada tecrübeme dayanarak konuşacağım; önceden tuzlanmış et, önceden tuzlanmamış etten hem daha lezzetli hem de daha yumuşak oluyor.
The Kitap
Serkan
Pişirmeden hemen önce yapılan tuzlanmayı kastetmiyor.