...Julian fincanıma çay doldurmaya koyuldu. Fincanı ağzına kadar doldurdu; ama sonra da doldurmaya devam etti! Çay fincanın kenarından tabağa oradan da halının üzerine dökülmeye başladı. Önce sessizce izledim. Ama sonra dayanamadım.
-"Julian ne yapıyorsun? Fincanım taşıyor. Ne kadar denesen de daha fazla dolduramazsın! " diye bağırdım sabırsızca.
Uzun bir süre bana baktı."Lütfen yanlış anlama. Sana saygı duyarım, John. Bu her zaman böyleydi. Ama tıpkı bu fincan gibi sen de kendi fikirlerinle dolmuş görünüyorsun.
Peki, önce fincanını boşaltmadan daha fazlasını nasıl alabilirsin?"
Julian her zaman yaşamın birkaç önemli anla biçimlendiğine inanmıştı. Bu da onlardan biriydi.
Ruhunun derinliklerinde, bunun sonraki yaşamının, öncekinden çok daha fazla anlamlı bir yaşamın, başlangıcı olduğunu hissetmişti...
Birinin karakterinde belirgin bir alçaklık ya da aptallığa rastlarsanız...
Sizi sinirlendirmemesine ya da üzmemesine dikkat edin ve yalnızca onun sizin bilginizi artırdığını düşünün, bunu insanın karakterini anlamak için dikkate alınması gereken yeni bir gerçek olarak görün.
Bu olguya çok karakteristik bir mineral örneğine rastlayan bir mineral bilimci ( mineralog ) gibi yaklaşın.