Kaldı ki, daha sonra düzeltilmesi olanaksız birtakım yanlışlara düşmemek için, bir insanı değerlendirirken hiç acele etmemek ve ona karşı son derece dikkatli, temkinli davranmak gerek.
İnsanları ve onların bizim için düşündüklerini önemsemekten kendimizi önemsemeyi, daha da kötüsü yaşamayı unutur hâle geldik. Ne tuhaf, insan bir hayatının olduğunu hiç düşünmüyor gibi: "Yalnızca bir düşünce beni rahatlatabildi: İnsan ne ki. İnsan ne ki onu önemseyesin, boğazımdaki yumru yok olana kadar, tekrar tekrar, bunu düşündüm."
Hani şöyle deriz, dünya kötü bir yer. Şurası kötülükle dolu, ötesi kötü... Kötülüğü bir yerlere atarız daima, insana kondurmayız sanki. Ne tuhaf, hâlbuki kötülüğü yaratan da insanın kendisi değil mi? "Dünya kötü bir yerdi ama insanlar öyle olmak zorunda değildi, öyle olmayı reddedebilirlerdi."