Yeni ekonomik uygulamalar içinde aile biriminin yükselişe geçmesi, Yunan kamusal hayatında kadınların rolünü kökünden değiştirdi. Ne gariptir ki, kadınlara aile içinde atfedilen önemli rol, kamusal hayattan uzaklaştırılmalarının nedeniydi. Aile birimi, kişisel değerlerin yaratıldığı ve aktarıldığı yer haline geldi. (...) Mülkiyet daha bireysel bir hal alıp sınırları aile birimiyle çizilirken, büyük ölçüde erkek cinsiyetine özgü hale geldi. Kadınların mal sahibi olma ve alışverişte bulunma haklan ciddi şekilde kısıtlandı. Mesela, kadınlar ancak erkek aile üyelerinin olmadığı durumlarda mirasta pay sahibi olabiliyorlardı ve 1 medimnos (buşel) üzerinde mal alışverişinde bulunmalarına izin verilmiyordu. Bu yeni ekonomi dahilinde kadınlar, değiş-tokuş aracı haline geldi, evlilik ise bir mülkiyet kurumuna dönüştü.
Erkek, cinsel anlamda kompartımanlara ayrılmıştır. Cinsel organları, daimî bir çizgisellik, odaklanma, hedefleme ve dolaysızlık kalıbına mahkûm kılınmıştır. Hedef almayı öğrenmek zorundadır. Hedefi olmadan işemesi ve boşalması, kendini ya da çevresini ancak bebeklerde mazur görülen bir kirlenmeye maruz bırakmakla sonlanacaktır. Kadının erotizmi tüm bedenine dağılmıştır.