... insanların etçiller gibi yemediğini, etçillerin yaşayan bir canlıyı avlayıp o anda çiğ olarak yediğini, çoğu avcı hayvanın da avladığı hayvanın iç organlarını alıp geri kalan kaslı etleri leş yiyen hayvanlara bıraktığını söylüyor ve şöyle devam ediyor*: "İnsanlar ise ölü hayvanın etini yer, kaslı dokuyu tercih ederek nadiren iç organlarını yer**. İnsanların yediği bifteğin çoğu aylardır ölü olan bir hayvanın etidir ve bu yılları da bulabilir. Çoğu kez etin çürümüş olduğunu ve kötü kokusunu gizlemek için ilaçla beyaz/atılır ya da boyalarla çürüme gizlenir. Bizler, yeme alışkanlıkları bakımından kurt ya da aslandan daha çok akbaba ve çakala yakınız. Teknik olarak konuşursak, insanlar etçil hominid değildir. İnsanlar, ölü eti yiyen anlamına gelen 'necrovore ' kategorisine girer. İnsanların yedikleri etin büyük kısmı, daha önceden öldürülüp leş haline gelmiş hayvan bedeninden kalan etlerdir; hayvan öldürüp anında yedikleri et fazla değildir. Avcılar bile kurbanlarını öldürüp çiğ etini hemen yemez; tüketmeden önce etin soğuyup kokuşma sürecinin başlamasını bekler."
Sayfa 53 - *Sea Shepherd Conservation Society kurucusu Watson **Burada neler yendiğini bilmiyorlar tabi: bağırsak, mide, "kafa ve ayak" (kelle paça), testis...