“Bu beceremeyiş karşısında öfke ve kederim bulutlanıyor ardından sönüyordu.
Onun gidişi içimdeki her şeyi tüketti. Her şeyin değiştiği ve imkansızlaştığı çöllük bir kıyıya atmıştı sanki beni sular. Kendime ait bütün duygular ölü gibiydi, dolayısıyla kötüydüm, çalışmaya, yaşamaya ilişkin her dürtüyü koparıp atıyor, büyüyü bozabilmeye yardımı olabilecek her öneriyi yıkıyordum.”