Nedense, hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini, herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için, alaka ve merhamet göstermen isteriz.
Anneleri tarafından sevilmediklerini düşünen çocuklar, kendilerini sevmek, başkalarının da onları seveceğine inanmak ve başkalarını sevmek gibi temel güven duygusunu geliştirmezler.
Hepimiz insanız. Hata yapabiliriz. Ama sonuna kadar da hata yapılmaz ki... Yaşadıklarımızdan ders almalı, öğrenerek, gelişerek yaşlanmalıyız. Bedenimizi genç tutmaya çalışsak da, beynimiz ilk gün ki gibi genç kalmamalı. Güzel yaşlanmak, bir anlamda gelişmekle olur.