Ey dil, ey dil, niye bû rütbede pür-gamsın Sen?
Gerçi vîrâne isen genc-i mutalsamsın Sen.
Secde-fermâ-yi melek zât-ı mükerremsin Sen.
Bildiğin gibi değil cümleden akvamsın Sen.
Rûhsun nefha-i Cibrîl ile tev’emsin Sen.
Sırr-ı Hak'sın mesel-i Îsî-i Meryem'sin Sen.
Hoşça bak zâtına kim Zübde-i âlemsin Sen.
Merdüm-i dîde-i ekvân olan Âdem'sin Sen.
Ey gönül, ey gönül! Neden bu makamda gam dolusun Sen?
Gerçi virane isen de tılsımlı bir definesin Sen.
Meleklere secde etmeleri buyurulan saygıdeğer bir varlıksın Sen.
Bildiğin gibi değil, sen bütün varlıklardan daha üstünsün.
Ruh'sun. Cebrail’in üfürmesiyle ikizsin Sen.
Hak gerçeğinin sırrısın Sen, Meryem oğlu Îsâ misâli.
Hoşça bak kendine ki Kâinatın Özü'sün Sen.
Bütün yaratıkların gözbebeği olan İnsan'sın Sen.
Merteben ayn-ı müsemmâdadır esmâ sanma!
Merciin Hâlik-i eşyâdadır eşyâ sanma!
Gördüğün emr-i muhakkakları rü'yâ sanma!
Başkasın kendini sûretle heyûlâ sanma!
Keşf ile sâbit olan ma’niyi da’vâ sanma!
Hakkına söylenen evsâfı müdârâ sanma!
Hoşça bak zâtına kim Zübde-i âlemsin Sen.
Merdüm-i dîde-i ekvân olan Âdem'sin Sen.