Seyhaneyy

8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 21:43
Sakin ve huzurlu geçen bir günü andıran rahatlatıcı bir kitap. Karakterlerin kendilerini bulma serüvenleri biz okuyuculara da umut oluyor; kendini bulma yolculuğunda telaşsız bir şekilde yavaş yavaş yol almanın normalliğini gözler önüne seriyor.
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sis
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 01:03
İsmi gibi okudukça yer yer sisler içinde bırakan, sisi birkaç küçük ayırıntı, diyaloglar ve kendine özgü tanımlarla dağıtan bir kitaptı. Yazarın kendine baktırıyormuşçasına, kendi zihnine okuyucuyu davet ettiren olay örgüsü kitabı oldukça özgün kılıyor. “Sis”in sonunda yine sis var. Neye inanmak isterseniz ona inanabilirsiniz, nasıl bir son arzu ederseniz onu yaşatabilirsiniz zihninizde, sadece gündelik hayatın çoğu kavramımı sorgulamaya hazır olun yeter.
Hayata Dair
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236bin okunma
5/10
·280 syf.··
2022 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2022 22:06
Yılanların Öcü Fakir Baykurt'un kitabın önsözünde belirttiği gibi kendisinin birçok okuma yaparak farklı bir üslupla yazdığı bir roman. Bahsi geçen üslubu tiyatro eserlerinin yazımında kullanılan üsluba benzetmekle beraber kısa kısa cümlelerin romanı okumayı kolaylaştırdığını söyleyebilirim fakat bu üslubun bana fazla basit geldiğini de belirtmek isterim yazar düşüncelerinin yanlış anlaşılmalara kurban gitmesini pek istemektedir anlaşılan. Dilin basitliğinin aksine romanda kullanılan çeşitli sözcüklerin fazlaca bilinmedik olması okumayı zorlaştıran bir etmen olarak karşımıza çıkmaktadır, romanı okurken sözlük ihtiyacı hissedebilirsiniz keza ben kitabı okuma aşamasında internetten sık sık kelime araştırması yaptım ancak kitabı bitirdikten sonra kitabın sonunda bulunan sözlüğü fark edebildim :) Roman Deli Haceli'nin Irazca'nın oğlu Bayramı'n evinin önüne ev yapmak istemesi üzerine arap saçına dönen olayları konu edilmektedir. Haceli her ne kadar aşağı mahallenin illetinden kurtulmak amacıyla köy içine Bayram' ın evinin önüne ev yapmak istemekteyse Bayram ve anası Irazca da Deli Haceli'nin onların evlerinin önüne yapılması planlanan evi bir o kadar istememeleri söz konusudur. Ortada bir çıkar çatışmasıdır gitmekte, her iki taraf da başlar birbirine zarar vermeye ve bu kavga iki tarafı da zarar ziyana sokmuş bir şekilde son bulur. Her ne kadar bir sonuca varılmış olsa da ziyan büyüktür; kiminin hayalleri, kimin istekleri, kiminin parası, kiminin emekleri, kiminin sağlığı, kimin ise psikolojisi bu savaşa kurban edilmiştir, olan yine fakire, köylüye olmuştur. Kitap bu bakımdan köylerin yönetimindeki eksikliklerin, çıkar uğruna yönetimin kullanılmasının doğurduğu adaletsizliklerin, ezilen ve birbirine düşürülen köylünün durumunun bir eleştirisidir. Yılanların Öcü aslından
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma
"Çöpçatamayan" Emma
6/10
·516 syf.··
2022 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2022 00:38
Highbury köyünde yaşayan ve köklü, asil bir aileye mensup olmasıyla övünen Emma'nın sınıf farklılıklarını temel alan başarısız çöpçatanlık girişimlerini konu alan karakterle aynı isimli bu kitabı okudukça Emma'nın gözü körlüğüne hayret etmemek elde değil. Aslında çöpçatanlığı hiçbir müdahalede bulunmadan daha iyi becerebilecek olan Emma yersiz çöpçatanlık girişimleriyle hem kendi hem de çevresindeki insanların huzurunu kaçırmakta, vadettiği mutluluğu kendi elleriyle yerle bir etmektedir. Emma'nın bu yersiz girişimlerinin sayıca fazla olmasına ve nitelik olarak da büyük tehlike arzetmesine rağmen, roman Jane Austen' ın masal havası mutluluğunu taşımaktadır ki bu da fazla iyimser bir bakış açısı sergilemektedir. Gönül isterdi ki gerçek hayat da Jane Austen'ının kaleminden yazılsaydı; muhtelemen hayatından (özellikle de aşk hayatından) memnun olmayan, aile saadetini tatmayan tek bir insan bile bulunamazdı. Roman, içerik bakımından, genel olarak Highbury köyü sakinlerinin günlük yaşamlarını oluşturan olayların dedikodu şeklinde aktarılmasına aracılık etmekte, günlük yaşamın sıradanlığının ne kadar abartıldığının örneğini teşkil etmektedir, bu sebepten dolayı romanı okudukça kendime neden bahsi geçen insanların beni pek de ilgilendirmeyen ve bu insanların hayatlarından pek çok hususi ayrıntı içeren sohbetlerine tanıklık etmek için bu kadar çaba sarf ettiğimi sorup durdum, hele ki kendi hayatımdaki diyaloglara bile tahammül edemezken, fakat dedikodunun yapısından olsa gerek kitabı okurken çok da sıkılmadım üstelik romanın sonunu epey öncesinden tahmin edip haklı çıkmama rağmen, umarım romanda bahsi geçen şanslı aşıklardan olma ihtimalinin ne kadar düşük olduğuna dair düşüncelerim kitabın sonuna dair yaptığım yerinde tahminle aynı kaderi paylaşmaz. Olayların yavaş ilerlemesi
EmmaJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,2bin okunma