Fakat bütün bunlara rağmen aslında durum hiç de böyle değilmiş gibi her şey her zaman orada ve yerli yerindedir. Sanki hiçbir şey yok olmazmış gibi bitki daima gelişir ve çiçek açar, böcekler vızıldarlar, hayvanlar ve insanlar her dem taze ve gelişirler ve binlerce kez tatmış olduğunuz kirazlar her yaz yine önümüzde buluruz. Her ne kadar zaman zaman adlarını değiştirseler de uluslar da tıpkı ölümsüz bireyler gibi var olurlar. Hatta her ne kadar tarih daima farklı bir şeyler anlatıyormuş gibi davransa da eylemleri yaptıkları ve kendilerine yapılan şeyler bile her zaman aynıdır; çünkü tıpkı her döndürüşünde bize yeni bir şekil yeni bir biçimlenim gösteren bir çiçek dürbününe benzer. Halbuki gerçekten gözlerimizin önünde duran daima aynı şeydir.
Ey mutsuzlar !
Kardeşinizi boğazlıyorlar, siz göz yumuyorsunuz.
Çığlıkları duyuluyor ama siz susuyorsunuz.
Aranızda dolaşıp kurbanını seçiyor zorbanın teki
Sessiz kalırsak bize dokunmaz diyorsunuz.
Bok yiyorsunuz !
Ne tuhaf yer burası, sizler nasıl insanlarsınız !
Haksızlık varsa bir yerde eğer, ayaklanmalı insanlar.
Ayaklanma olmuyorsa, baksın o şehir yerin dibine,
Yansın bitsin, kül olsun karanlıklar basmadan !