“Şüphe”, analiz yanılgısından doğar. Yanılgılar insanı yorar; çünkü tereddüt her zaman vardır. Genelde, kendine güveni olmayan insanlarda hastalık boyutuna kadar ulaşır; hatta paranoyaları bile başlatır. Bu hastalıklı durum güvensizlik hastalığıdır, hemen hemen her insanda vardır ve fren şarttır. Frensiz ilerliyorsan ruhuna zulüm de başlar. Çünkü akıl ve zekân şüpheye yardım eder; yani seni geriye, hatta dibe doğru çeker. İkili ilişkilerde güvensizlik daima vardır. Şüpheci olan, kendi aklıyla diğerinin beyninde dolaşır. Kendi hastalanmış şüpheleriyle önce karşısındakine delilikler yükler, sonra o yüklediklerini gerçekmiş gibi bir sonuca bağlar. O sonuç hastalıklı bir sonuçtur. Şüpheden önce analiz olmalıdır ve analiz için de karşındaki kişi olman gerekir. Onun beyninde kendi fikrinle dolaşma: yanılırsın!
Lao Tzu'nun da bilgece ifade ettiği gibi: "Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile tek bir adımla başlar." İşte o ilk adımı atın, hemen işe koyulun. Her şeyi değiştirme gücüne sahip bir adımdır bu.