Adı:
Bilginin Efendisi
Baskı tarihi:
Aralık 2011
Sayfa sayısı:
422
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054455690
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Türkiye'nin Amin Maalouf'u olmaya aday

İbni Arabi, Tapınak Şövalyeleri, Cizvit Papazları... Sır Hep Sır Olarak Kalmalı

Tapınak Şövalyeleri hiçbir sırlarını "gizli kütüphane" kadar derinde saklamadılar. Çünkü içinde İbn Arabî'nin kayıp el yazmaları da bulunan ve Nostradamus gibi pek çok bilim adamının yetişmesini sağlayan bu kütüphaneden daha değerli bir şeyleri yoktu.

Kadavra kadar itaatkâr Cizvit rahipleri, Büyük Âlim'in Şövalye Whitfeld'e emanet ettiği sırra ulaşabilecek mi?
Bir çift tılsımlı gömlekle korunan "gizli kütüphane" nin son efendisi kim olacak?

Bilginin Efendisi'ni okurken, "bilim" ve "mistisizm" kavramlarına farklı bir gözle bakmaya başlayacaksınız.
Şam'dan Northumbria'ya, Üsküdar'dan Cambridge'e uzanan bu soluk kesici serüveni okuduktan sonra "doğu" ve "batı"sizin için eskisinden farklı anlamlar ifade edecek.
(Tanıtım Bülteninden)
Yazarın okuduğum ilk eseri. Kurgusu, olay akışı ve bağlantıları inanılmaz keyifli ve doyurucuydu. Tarihi kurgu olan eserin sayfalarını çevirirken, 2000 yıllık sırrın nasıl keşfedileceğini, nasıl bir araya geleceğini merak ederek okudum. Bilim ve dinin çatışması günümüzde olduğu gibi asırlar öncesinden devam ederek bu güne gelişini hayret ederek ve düşünerek okudum...


Eserin konusu, 1200'lü ve 2009'lu yıllar arasında geçiyor. Emanet olarak verilen el yazmalarının peşinde olan tarikat ve canı pahasına korunmaya çalışılan İbn Arabi eserleri...

Gizli bir kütüphane ve kütüphaneyi açacak olan iki tılsımlı gömlek...

Türk bir baba ile İngiliz bir annenin oğlu olan Yakup, Cambridge'de sürdürdüğü eğitimine devam ederken, annesinin aile sırrını öğrenme isteğine engel olamaz ve uşak, Rupert Hoare ile annesinin tüm karşı çıkmalarına rağmen, Whitfeld ailesinin köklerini, yaşanmışlıklarını değerli el yazması günlüklerden öğrenmeye çalışır. Tapınak Şövalyelerinden olan ataları, İbn Arabi'nin kendilerine emanet ettiği el yazmalarını ve emanetini korumak adına verdikleri büyük savaşın ortasında kendisini bulacağından habersiz olarak okuduklarını hazmetmeye çalışmaktadır. İstanbul'da yaşayan dedesinin mensup olduğu tarikat ile annesinin aile sırrı arasında nasıl bir bağ olduğunu ve dedesin deki emanette olan işaretlerin yolunu takip etmeye başlayıp, sırrı çözmek için kendi canını da tehlikeye atmaktan çekinmeyeceğinin fark etmeye başlaması uzun sürmeyecektir...

Cizvit rahiplerinin gizli toplantılarında bilime ne kadar karşı olduklarını, bilimin Tanrı'ya değil şeytana hizmet olduğunu savunmaları ve tüm dinlerden destek bulmaları ile tılsımlı gömleklerin bir araya gelmesini engellemek için verdikleri uğraş başarıya ulaşacak mıydı?

Mistisizm ve bilimin bir araya gelerek; İslam'la yükselişe geçen bilim dünyasına doğudan ışık tutan din ve bilim adamlarının eserleri asırlar öncesinde Hristiyanlık alemini aydınlatırken, günümüzde nasıl oldu da bilimi İslam coğrafyası kabul etmemeye başladı?

Derin araştırmalar yapılarak yazılan kitapta, İbn Arabi, Nostradamus gibi bilginlerin hayatı ve araştırmaları hakkında bilgilere de rastlayacaksınız...

Çok büyük bir keyifle okudum. Mistisizm ve tarihi kurgu seven tüm kitap dostlarına tavsiye ederim....
Tarih ve kurgu karıştırılırken iki dala da ayrı dikkat edilmesi gerekiyor. Yakın zamandaki Abum Rabum yazımda bahsetmiştim bundan. Hatta kitabın kurgu ve hikayenin sonu açısından zayıf kaldığını o yüzden tarihi bir roman beklentisinde okunursa daha faydalı olacağını belirtmiştim. Bilginin Efendisi de tarihi gerçeklerin yüzyıllar öncesinden bu yana nasıl domino taşı etkisi kazandığını gözler önüne seren bir eser. Bu etkiyi betimlerken de hem tarihi gerçeklere bağlı kalıyor hem de kurguyu önde tutan okurları fazlasıyla tatmin ediyor.

Osman Hoca'nın ilk Celile'sini okumuştum. Celile'de de karakterlerin dış görünüşü ve iç dünyası birbiriyle ilişkilendirerek o kadar güzel anlatılıyordu ki, bu unsurlar mekanlar ve olay örgüsü ile birleşince büyük bütçeli bir dönem filmi izliyormuşum gibi hissettiriyordu. Bilginin Efendisi'nde de çapraz kurgu sonucu geçmişin alevlerle aydınlanan dünyası ve günümüzün teknolojisi birlikte çok güzel anlatılıyor. Karakterlerin çeşitliliği ve aralarında kurulan köprü detaylı bir çalışmanın sonucu olduğunu fazlasıyla belli ediyor.

Söz konusu geçmişteki sırlar olunca daha gizemli bir atmosferin oluşmaması elde değil. Merak unsurunun kitabın sonuna kadar artarak devam etmesi ve dilin akıcılığı sayesinde sürat severler için hızlı bir roman Bilginin Efendisi. Akıcı anlatımıyla tarihi dolu dolu hissettiren, olay örgüsüyle fazlasıyla tatmin eden bir eser istiyorsanız, Bilginin Efendisi çok doğru bir seçim olacaktır.
Tapınak şövalyeleri döneminden günümüze bağnazlıkla bilimin mücadelesi kitabın ana konusunu oluşturuyor.İbn-i Arabi'nin elyazmalarının da bulunduğu gizli bir kütüphanenin geçmişten günümüze korunması ve bu koruyuculuk vazifesini üstlenmiş son ailenin oğlu yakubun sırrın peşine düşmesinin macerası biçiminde özetleyebiliriz.Bu kütüphaneden nostradamusun yaptığı çalışmalarda belirtiliyor.Dan brown tarzı iyi bir kurgu ancak anlatımı biraz yavan kalmış.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Akıcı ve sade bir dil ile yazılmış eser, tarihe bağlılığı, karekterlerin çeşitliliği, tarih ve kişilerin yaşadıkları olayları ustaca bir şekilde hiç kafa karıştırmadan birbirine bağladığı kurgusu gerçekten mükemmel. Konusunun gizemli olması, okuyucuda artan bir merak uyandırması kitabı bir çırpıda bitirttiriyor. Greçkten çok başaarılı bir eser, okunmasını tavsiye ederim...
Yazarın okuduğum dördüncü kitabı. Anlatımına, olay örgüsüne, tarihi bilgisine ve olayları birbirine bağlayış tarzına güvendiğim ve keyifle okuduğum sayılı yazarlardan biridir. Okuduğum diğer kitaplarını çok sevmeme rağmen bu kitabındaki olay örgüsü ve olayların birbiriyle bağlantısı inanılmaz keyifli, merak uyandırıcı, yer yer şaşırtıcı ve kızdırıcıydı. Şuana kadar okuyupta etkisinden kurtulamadığım kitaplar arasında yerini aldı bile :)
Kitabın konusu 1200 ve 2009 yılları arasında geçiyor. Yüzyıllardır korunan Ibn Arabi'nin el yazmaları, bir anda ortadan kaybolan profesör Whitfeld ve uşak Hoare, Cizvit Papazları, Whitfeld ailesinin sırrının peşinde olan Perinde ad cadaver üyeleri, Eastgate evi, tılsımlı ikiz gömlekler, anahtarların sırrı ve daha bir çok gizem...
Annesinin tüm ısrar ve ikazlarına rağmen Jacob Whitfeld yüzyıllardır korunan Whitfeld ailesinin sırrına Bay Hoare'nin üç ciltlik el yazmalarını okuyarak, Bay Hoarenin ve babası Tacettin'in yardımıyla ulaşıyor. Tılsımlı ikiz gömleklerin sırrı ise böylece açığa çıkarılmış oluyor. (Claire ve Albert karakterlerini sinirlerime hakim olamayarak okuduğum doğrudur ) Kitapta bunların yanı sıra Ibn Arabi ve Nostradamus gibi bir çok bilim adamına,bilim ve din tartışmalarınada değinilmiş. Kitabın en şaşırdığım yeri ise Rupert Hoare'nin tapınak şövalyesi olmasıydı.
Kitabın tanıtım bülteninde "bu soluk kesici serüveni okuduktan sonra 'doğu' ve 'batı' sizin için eskisinden farklı anlamlar ifade edecek" yazıyordu, şimdi "kafam batı, yüreğim doğu."
Tek kelime ile bayıldım.Osman Balcıgil'in akıcı sade anlatımını gerek biyogrofilerinde gerekse romanlarında hep cok sevmişimdir.Ama bu kitabını konu itibari ile de daha çok sevdim.Tapınak Şövalyelerinden Üsküdar'daki bir dergaha uzanan heyecanlı , gizemli bir macera kitabı.Tavsiye ederim.
İsra Suresi 36. Ayet
"Bilgin yoksa peşine düşme, çünkü kulağın, gözün ve gönlün bu davranışından sorumlu tutulacaktır."
Ne olmustu da yüzü aydınlığa dönük İslam düşünürleri birer birer tarihin sayfalarına kazanırken cahil cühela sözde dindarlar baş tacı edilmişti?
İbn Arabi çok özel bir zekaya ve hafızaya sahip. Öğrendiklerini yan yana getirme ve ayrıntılarda boğulmama kabiliyeti çok yüksek. Pek çok Müslüman bilginden farklı olarak İspanya gibi sıradışı bir coğrafyada, üstelik eğitimli bir ailede dünyaya gelmenin nimetlerinden yararlanmıştır.
1500'lü yılların ilk yarısına damgasını vuran bu sıra dışı Şeyhülislam, İsra Suresi'nin otuz altıncı ayetini mesnet göstererek bir süre için bile olsa Büyük Alim'in fikirlerini korumaya almıştı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilginin Efendisi
Baskı tarihi:
Aralık 2011
Sayfa sayısı:
422
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054455690
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Türkiye'nin Amin Maalouf'u olmaya aday

İbni Arabi, Tapınak Şövalyeleri, Cizvit Papazları... Sır Hep Sır Olarak Kalmalı

Tapınak Şövalyeleri hiçbir sırlarını "gizli kütüphane" kadar derinde saklamadılar. Çünkü içinde İbn Arabî'nin kayıp el yazmaları da bulunan ve Nostradamus gibi pek çok bilim adamının yetişmesini sağlayan bu kütüphaneden daha değerli bir şeyleri yoktu.

Kadavra kadar itaatkâr Cizvit rahipleri, Büyük Âlim'in Şövalye Whitfeld'e emanet ettiği sırra ulaşabilecek mi?
Bir çift tılsımlı gömlekle korunan "gizli kütüphane" nin son efendisi kim olacak?

Bilginin Efendisi'ni okurken, "bilim" ve "mistisizm" kavramlarına farklı bir gözle bakmaya başlayacaksınız.
Şam'dan Northumbria'ya, Üsküdar'dan Cambridge'e uzanan bu soluk kesici serüveni okuduktan sonra "doğu" ve "batı"sizin için eskisinden farklı anlamlar ifade edecek.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 28 okur

  • Melike Turgut
  • SELVİHAN TULUKCU
  • Volkan Tunç
  • Özlem Kıralı
  • Ferdi Atılış
  • Selim Gök
  • NURAL KURAL
  • Kürşat Şenel
  • Bilal Kavak
  • Hilal Oral

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (4)
9
%50 (7)
8
%14.3 (2)
7
%0
6
%7.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0