Bizim kenar mahalle, bütün Türk köyleri ve şehirleri gibi, gene durmadan boşalıyordu. Nihayet bir gün Balkan Harbi patlayıp da imparatorluk orduları, o zamana kadar, öylesine hakir görülen Balkan orduları önünde bütün Osmanlı Avrupası’nı bırakınca, artık her şey belli oldu.
Bu yıkılış artık, sadece bir devletin mağlubiyeti değildi mesnetsiz bir hayalin sona erişiydi. Bir ruhun, bir zihniyetin tamamen çöküşüydü. Bir masal, bir imparatorluk masalı sona eriyordu. Meğer bizim saltanat zannettiğimiz şey, sadece bir gaflet uykusuymuş.
Onu burada bırakacağımızı mı sanıyorsun?
Ben onunla yollar yürüdüm. Dağlar aştım. Donuklar gördüm. Aç kaldık ! Susuz kaldık! Yokluğu ben onunla paylaştım .
"Evet , benim verdiğim veya ulaklarımın ilettiği tüm emirlerin en iyi şekilde iyi niyetle yerine getireceksin".
"Ve tüm bunları kabul edeceğim mi sanıyorsun?"
"Sakson horozlarından birinin bile ötmeye fırsatı olmadan seni öldüreceğimi unutuyorsun. dedi Şarlman gülümseyerek."
"Şantaj yani..."
"Hayır, sadece daha güçlü olanın hakkı. "