Buna karşın, çağdaş insan bir tedirginlik ve
giderek artan bir şaşkınlık duygusunu
yaşamaktadır. Çalışmakta, çabalamakta ama
belirsiz bir şekilde, etkinliklerinin yararsız
olduğu duygusuna kapılmaktadır. Özdek
üstündeki gücü artarken kendi bireysel
yaşamında ve toplumda kendini güçsüz
hissetmektedir. İnsan doğaya egemen olmak içinyeni ve daha iyi araçlar yaratırken bu araçların
ağına düşmüş ve onlara anlam veren -asıl ereği-
kendini yitirmiştir. Doğanın efendisi olma süreci
içinde kendi ellerinin yapmış olduğu makinenin
kölesi haline gelmişir. Özdeğe ilişkin tüm
bilgisine karşın, insan-sal varoluşun en önemli
ve temel sorunları konusunda bilgisizdir. Çünkü,
insanın, ne olduğunu, nasıl yaşaması gerektiğini,
içindeki sayısız güçlerin nasıl
özgürleştirilebileceğini ve nasıl üretken bir
şekilde kullanılabileceğini bilmemektedir.