§
"Sınırlar görünmez, kim olduğumuzu tanımlayan bilinçli, içsel bir hissiyatın sonucudur. 'Hayatımda ve ilişkilerimde ne arzuluyorum, neyin daha çok veya daha az olmasını istiyorum, veya neyi istemiyorum, belirlenmiş sınırlarım neler?' sorusunu kendi kendinize sormanızla başlar süreç... Bu kendini tanımlama sürecinde, içsel bir öz referans noktasından hareketle bu belirli zamanda ne kadar değerimiz olduğunu ve hayatta ne istediğimizi tanımlarız; kontrol odağı kendi içimizden gelir."
§
§
"Uyarlanırlığı yüksek insanlar ve aileler de, ortalama olarak bakıldığında, daha az fiziksel hastalık görülüyor ve görülen hastalıklar da genellikle hafif ve orta ciddiyette oluyor, diye yazıyor Doktor Michael Kerr"
§
§
"Johns Hopkins tıp öğrencileri üzerinde yürütülen otuz yıllık takip araştırmasından bahsetmiştik daha önce. Tıp fakültesinde yapılan ilk görüşmeler sonucunda, ebeveynleri ile çocukken kurdukları yakınlık normalden düşük çıkan mezunlar bilhassa risk altındaydı. Bu mezunlar orta yaşlara geldiklerinde intihara teşebbüs etme veya bir akıl hastalığına yakalanma yahut yüksek tansiyon, koroner kalp rahatsızlığı veya kanser olma ihtimalleri daha yüksekti. Benzer bir çalışmada, Harvard’daki lisans öğrencileri ile ebeveynlerinin gösterdiği şefkat algısı hakkında mülakatlar yapılmıştır. Otuz beş sene sonra aynı kişilerin sağlık durumu incelenmiştir. Ebeveynlerinin gösterdiği şefkat hakkında epey olumlu görüş bildiren öğrencilerin sadece dörtte biri orta yaşlarına geldiğinde hastalanmıştı. Buna kıyasla, ebeveynlerinden gördükleri duygusal şefkat hakkında olumsuz konuşan öğrencilerin neredeyse yüzde 90’ının hasta olduğu görülmüştür. Araştırmacılar, “Sevilme hissiyle ilgili basit ve doğrudan oranlar sağlık durumuyla hayli ilişkilidir,” sonucuna varmıştır."
§