Markalar, filmler,kitaplar hep esas kızlardan bahsedip duruyor. Çok güzel, çok başarılı, çok iyi, hata yapmayan... Sen de esas kızları hep öyle kodluyorsun.
... Ama öyle değil, herkes kendi içinde esas kız. Hem de en afilisinden çünkü gerçek esas kızlar, o kadar da iyi değiller, hata yaparlar, selülitleri vardır ve muhtemelen adını bile bilmediği bir kişi için günde sekiz saat çalışırlar.
Güçlü olmak,kas geliştirip şişirmek anlamına gelmez. İnsanın, kaçmadan kendi tanrısallığıyla buluşması, kendi kafasına göre vahşi doğayla iç içe bir hayat yaşaması anlamına gelir. Öğrenebilmek, bildiklerimize katlanabilmek anlamına gelir. Dayanmak ve yaşamak anlamına gelir.
İnsanın sürekli kendini kandırması gereken bir varlık olması çok acı. İnsan saf gerçekle yaşayamıyor; çarpıtması, değiştirmesi, kendinin ya da başkalarının başka türkü olduğuna kendini inandırması gerekiyor.
Gülmek varlığı ele geçirebilir diye düşündüm. Kısacık bir an için bile olsa gülmek pusuda bekleyen ölümü yenebilir. Bu yaşamaktır. Yaşamak zaten anlık bir şeydir.
"Dün akşam, çok iyi anladım. Anlamı olmayan şeylerde anlam aramaya kalkmanın zamanımı boşa harcamak olacağını."
"Bilgece bir sonuç. 'Haddinden uzun düşünmek, hiç düşünmemiş olmaktan farksızdır' derler."