Gazeteci İpek Çalışlar'ın araştırmalarına ve kalemine dayanan bir Latife Hanım biyografisidir. Mustafa Kemal Paşa ile tanışmaları, evlilikleri, ayrılıkları ve tüm bu süreçlerde Latife Hanım'ın vatanın kurtuluşundaki ve cumhuriyetin ilk yıllarındaki emekleri aktarılmış. Özellikle aşk, Latife Hanım'ın güçlü karakteri, yaşantısındaki iniş çıkışlar ve ayrılık sonrası yalnızlık yıllarında çektiği sıkıntılar okuyucuyu fevkalade etkiliyor.
Latife Hanımİpek Çalışlar · Doğan Kitap · 20061,839 okunma
"Belki de insan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu."
George Orwell'ın kült eseri Bin Dokuz Yüz Seksen Dört... Yazarın usta anlatımı ve fevkalade hayal gücüyle, romanın kahramanı Winston Smith'in totaliter bir düzendeki yaşamı ve hisleriyle karşı karşıyayız. Filmini izlemeyi planlıyorsanız, mutlaka öncesinde kitabını okumalısınız. Filmi, kitabın çeyreği bile değildir. Hem filmi izleyip hem de kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Keyifli okumalar.
Genellikle bir kitabı okurken kendine bir karakter seçer ve onun yerine koyar kendini insan. Fakat Bay C'de durum biraz değişiyor. Direkt olarak kendinizi bulabilirsiniz Bay C'nin hayat görüşünde, yaşam tarzında. Modernist bir yazar olarak Yusuf Atılgan, bu eserinde, bireyin varoluş sorununu ve toplum içindeki yalnızlaşmasını yalın bir anlatımla işliyor.
Aylak Adam Bay C, kendini toplumdan soyutlayan, toplumun tabularına, değerlerine baş kaldıran bir karakter olmanın neticesinde yalnızlaşıyor ve nihayetinde kendi kendisiyle yabancılaşıyor. Ne diyordu Bay C: "Ne yamansınız dökme kalıplarınızla; bir şeyi onlara uydurmadan rahat edemezsiniz."
Doğru ve yanlış kavramlarının göreliliğini sorgulatan kitap. Söz konusu ihanet olgusu olsa da, aslında yaşama dair her olguya geniş perspektiften bakıldığında tek bir doğru ya da tek bir yanlış olmadığı farkedilebilir. Okur, Özakman'ın bu romanını okurken kendi doğrularıyla mücadele halinde hissedecektir kendini. Ve çoğunlukla "her şey insan için" diyecektir sonunda.