Siz de benim gibi kimmiş bu geyşalar, diye merak edip haklarında biraz bilgi edinmeye kalktıysanız muhakkak bu kitapla karşılaşmışsınızdır. Ve kitabın kapağını açtığınızda, " Bir zamanlar Kyoto'nun en ünlü geyşalarından birinin anılarından uyarlanmış gerçek bir hikaye." yazısını -kelime kelime aktaramamış olabilirim- görmüşsünüzdür. İşte bunları görünce haliyle ben de heyecanlandım. Karakterler ve kurgu gerçek olmasa bile geyşaların yaşam tarzları, bembeyaz makyajlarının sakladığı sırları öğrenebilirim sandım. Üstüne bir de kitabın teşekkür bölümünde yazar, kendisine kalbini açıp ona anılarını anlatan geyşa Mineko Iwasaki'ye teşekkür edince "Tamam!" dedim. "Budur, aradığım kitap." sonra herkesin yapacağı gibi Mineko Iwasaki'yi Google ustaya sordum. Ne çıksın! Ablamız gerçekten Kyoto'da geyşalık yapmış, gerçekten yazar amcaya anılarını da anlatmış. "Eee?" dediğinizi duyar gibiyim. "O zaman neden hayal kırıklığına uğramış gibi yazıyorsun?" E ablamız cici yazar amcaya demiş ki , beni teşekkürler bölümüne falan koyma, bizim bir gizliliğimiz var olmaz yani demiş. Amca ne yapmış? Baaam! "Bana kalbini açan Mineko Iwasaki'ye teşekkür ederim." Görüldüğü gibi yazar amca bayağı zeki. Bununla kalsa bir nebze... Mineko ablamıza göre, yazarın kitabının neredeyse yarısını ve baş kahraman Sayuri'nin geyşalık kariyerinin dönüm noktası olan "bekaret açık arttırması" yani "mizuage" konusu yalanmış. Mineko ablamız," Ben 21 yaşında isteğimle,bana para ödenmeksizin bekaretimi verdim." diyor. Yani geyşalık kültüründe bekaretler açık arttırmaya çıkarılmıyor Mineko ablamıza göre. Gönül Mineko ablaya inanmak istiyor. Yazar amcamıza gerçekleri çarpıttığı yönünde dava da açıyor ablamız. Sanırım tazminat alıyor ancak o kısım hakkında pek bir bilgim yok. Ancak Mineko ablamıza bütün kalbimizle