Muhammed Emin Bozlakoğlu

Muhammed Emin Bozlakoğlu
@Siirboz
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
Ne iyiydin, Kemikli sırtıma paltom gibiydin... Metin Altıok
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yaşayabilme İhtimali
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim, çocuk olmaktan.. Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam... Ben seninle birgün Van'daki bir kahvaltı salonunda... Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği) bir yol üstü lokantasında... Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında.. Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim... Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim! Yılmaz Erdoğan
Şiir
Karşıda görünen hey dost ne güzel yayla Bir dem süremedim vallah giderim böyle Ala gözlü Pirim Pirim sen himmet eyle Ben de bu yayladan hey dost Şah'a giderim Eğer göğerüben hey dost bostan olursam Şu halkın diline hey dost destan olursam Kara toprak senden senden üstün olursam Ben de bu yayladan hey dost Şah'a giderim Alınmış abdestim hey dost aldırırlarsa Kılınmış namazım hey dost kıldırırlarsa Sizde Şah diyeni hey dost öldürürlerse Ben de bu yayladan hey dost Şah'a giderim Pir Sultan Abdal'ım hey dost dünya durulmaz Gitti giden ömür ömür geri dönülmez Gözlerim de Şah yolundan ayrılmaz Ben de bu yayladan hey dost Şah'a giderim. Pir Sultan Abdal
Alıntı
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken, Kim ister bütün bunlara katlanmak Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek, Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa, O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya Ürkütmese yüreğini? Bilmediğimiz belalara atılmaktansa Çektiklerine razı etmese insanı? Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi: Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor Yürekten gelenin doğal rengini. Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar Yollarını değiştirip bu yüzden Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
Alıntı
Bakır Tenli Yapraklar
"yine bir güz büyümekte kanında gölgelerin o üzünç orduları tarlalar çiğnemekte bak, ölüm güzü kıskanıyor mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin güze el değdirmeyen ellerin nerde?"