Ne tuhaf kendinden bir tane daha yapıp, onu da ömür boyu kendini gözetlemeye vermemek ve onun önünde hep mahcup, hep ikircikli, hep aksayan olmamak, ne tuhaf böyle sazları rahat, uçarak çalanların o sazların hammaddesinden yapılmışcasına kaburgası kalın olması, en ince sazı en kalınının çalması, ne tuhaf gerçekten ne tuhaf.
Çok şaşarım şiir sevenlere, okuyup geçenlere, kitabı kapatıp yemek yiyenlere, o bakışla yaşayıp da ölmeyenlere. Şiir sevilmez ki öyle duyulur, öyle bakılır, hastalanılır, zehirlenilir, ölünür. Şiir sonunda öldürür.