Milyonlarca halk bedenen, ruhen, fikren ve ahlaken çürüyor da, hiç kimse bu kokuşmuşluğu görmüyor. Herkesin karakteri bozulmuş veya herkes bu yozlaşmışlığa alışmış da bunu doğal bir durum sanıyor sanki. Ama bu böyle mi olmalıdır?
Refet farklı kadınlıkları, sınıflar arası kadın dayanışması ve kadınların gündelik yaşamlarını oldukça yalın bir şekilde anlatıyor. Refet, kendini bildi bileli ağır şartlar altında bir hayat mücadelesi vermektedir. Hayatın getirdiği zorlukları yaşarken oluşturduğu felsefeyi, kömürün toprak altında zamanla başkalaşarak elmasa dönüşmesine benzetebiliriz. Şartlar vesilesiyle sabrı öğretirken hayat, ona satın alınamayacak birçok hediye veriyordu. Bu hediyeleri okuduğunuz her satırda farklılaştırıp anlamlandırabilirsiniz. Refet'in bu mücadelesi sizi sıkmaz aksine daha çok başrolünü oynadığınız hayatı daha da anlamlandırmanıza teşvik edebilir. Refet genç bir kadının, başkaları tarafından sevilme ihtiyacı konusunda belirttiği ifade ile düşüncesinin olgunluğunu okuyucuya çok iyi bir şekilde kanıtlar.
Elimde tuttuğum bu roman kadınların ağzından, evlilik, aşk hatta eğitimin önemi üzerine. Evlilik gibi çok önemli bir kurumun nasıl ele alınması gerektiği, evlilikte kadının ve erkeğin yaptığı hatalar dile getirilmiştir. Eğitim almış bir kadının evliliğinin bitişi ile eğitimini tamamlayamamış bir kadının evliliğinin bitişi arasındaki farkları kadınlar, bu mektuplarla okuyucuya ulaştırmış. Fatma Aliye'nin diğer eserleri de göz önüne alındığında, eserlerinde kadınların bu toplum tarafından anlaşılmadığı yeri geldiğinde kadının başka bir kadın tarafından anlaşılmadığı ve anlaşılması için çaba gösterilmediğine vurgu yapılmaktadır. Anlamanın ve anlaşılmanın, çabasızlığını okuduğumuz her satırda hatırlarız.
Tüm ikili ilişkilerde önemini koruyan, kendini başkasının yerine koymak olarak ifade ettiğimiz kavramın eksikliğini bu mektup romanında çokça hissetmekteyiz.