-Haddini bilmeyip de ay tanrıçasına aşık olan çobana verilen cezayı biliyor musunuz?
- "Hayır duymadım"cevabını verdi
"Tanrıların çobana verdiği ceza kaderini bilmekti" dedim.Gelecekte neler yaşanacağını, yarın ne olacağını bilmek! Bundan daha korkunç bir ceza yoktur dünyada.Ölümden beter bir ceza vermek istedikleri için, böyle bir şey düşünmüşler.
İnsan soyu zayıf, kırılgan, ölümlü, her türlü hastalığa,kazaya,acıya açık ama kendini avutarak yaşıyor,bunları unutuyor.
İşte anahatar kelime bu; hayatın özü, büyük sırrı;olmazsa olmazı: Unutmak.
Eğer unutmak diye bir şey olmasaydı,yaşam da olmazdı.
İnsan, unutmadan hayatını sürdüremez.
.. "Arzu hanımı öldürmüşler!" dedi.
Bu durumda ne yapılması gerektiğini düşündüm.
Normal olarak insanlar,bir tanıdıklarının ölüm haberini aldıklarında üzüntü belirtirler.
Yaşadığım deneyimler sonucunda bu kadarını biliyordum.Evet, üzüntü ifade eden birşeyler söylemeliydim ama duyguları öğrensem bile, dozunu ayarlamayı bilmiyordum henüz.Yani beynim biliyordu ama kalbim bilmiyordu.
Zaten o zavallı yorgun pompa ne bilebilir ki!...