Bugün okuyalı uzun zaman olan, çok beğendiğim ama bir türlü yazamadığım bir @fatihaltinbeyaz kitabı olan Nihan’dan bahsetmek istiyorum. Daha önce Başkalarının Hayatı kitabını okuduğum yazarın anlatım tarzını çok beğenmiştim. Kitabın kurgusu, sonunun bağlanması, kişilerin hayatın içindenliğinin başarılı verilmesi, duygularının okuyucuya yansıtılmasındaki başarı… Nihan’a başlarken de pişman olmayacağımı biliyordum.
Nihan Ege’de geçen bir hikaye. Hemşire Nihan ile öğretmen MGK arasındaki hikayeden yola çıkan kurgu birçok farklı kişiye de değiniyor. Salvador Dali hayranı MGK, yazar olan Nihan’ı görüp ona aşık oluyor. Ana olay bu gibi görünse de bir sürü farklı kişinin hikayesi de arada sizi iyice bağlıyor kitaba. Tarikatlar da var kitapta, oğlundan çok çeken anneler de, tuhaf insanlar da… bunların arasında varlığını tamamlamaya çalışan Nihan ve kendini ona adamak için uğraşan MGK.
Nihan varoluşun sıkça sorgulandığı bir kitap. Bu yönüyle daha da ilgi çekici geldi bana açıkçası. Üslup sade ama özenle kurulmuş. Bazı noktalarda anlatım uzatılmış gibi gelse de cümlelere öyle bir dalıyorsunuz ki kitabın içinde buluyorsunuz kendinizi.
İç konuşma ve bilinç akışı tekniklerinin sıkça ve başarılı kullanılması olayın karakterleriyle birlikte okuyucunun da iç dünyasına dönmesini sağlıyor. Karakterlerin rüyaları bile iç dünyalarıyla o kadar uyumlu anlatılmış ki her yönden sarıyor kitap sizi okurken. Sanrıları, korkuları, geçmişleri gözünüzde daha bütün kılıyor karakterleri ki bir süre sonra bu karakterlere aşina oluyorsunuz ve tanıdık bir hikayeyi okuyor gibi hissediyorsunuz.
Kitapta dikkatimi çeken bir başka nokta metinlerarasılık tekniğinin kullanılması oldu. Postmodern romanın özelliklerini kullanarak zaman zaman toplumcu-gerçekçi olabilen bir roman Nihan.
Kitabın temeli