Ne okuyacağıma karar veremediğim bir gün okul kütüphanesinden hiç Kemal Tahir okumadım(evet yazarken bile utandım)diye alıp evime götürdüğüm kitaptı benim için başlangıçta.Sonrası ise muazzam bir yolculuk. Esir Şehir Serisi 3 kitaptan oluşmakta
Esir Şehrin İnsanları:1918-1922 yıllarını kapsamaktadır.Kamil Bey Galatasaray Lisesinde okumuştur.Sonrasında Avrupa eğitim görmüş, babası sarayın en zengin vezirlerinden birisidir. Karısı ve 6 yaşındaki kızıyla birlikte yurt dışından İstanbul’a dönmeleriyle hikayeleri başlar aslında.Kamil Bey bir yayınevinde çalışmaya başlar daha doğrusu yayınevi lise arkadaşınındır ama arkadaşı Kuvayi Milliye’ye destek verdiği için hapistedir.Kamil Bey arkadaşının hamile karısıyla birlikte dergide çalışmaya başlar ve babası eski vezirlerden biri olmasına karşın Milli Mücadeleyi desteklemektedir.Kamil Bey arkadaşının karısı Nedime’yi tehlikeye atmamak için önemli belgelerle dolu sandığı verirken suç üstü yakalanır ve yedi yıl cezalandırılır.
Esir Şehrin Mahpusu: Kamil Beyimiz içerdekilerin deyişiyle Millici Abimiz artık mahpustadır.Birinci kitaba göre bu kitabın başında daha pasif bir karakter halinde gördüğümüz Kamil Bey ilerleyen zamanlarda içindeki cengaveri ortaya çıkarıyor(Bir kutu kurabiye nelere kadir,okuyanlar anladı)Ve mücadelesine kaldığı yerden devam ediyor. Millici abimiz içerde bunlarla uğraşırken karısı Nermin ne yapıyor dersiniz hem Milli Mücadeleye karşı çıkıyor hem de akşam düşman ülkenin verdiği bir baloya gidiyor ve Millici abimiz bunu kendisini ziyarete gelen evin yardımcısından öğreniyor.Kamil Bey için kırılma noktası ise Ramiz’in karısı Fatma’nın tavrı oluyor.Ki burada Fatma Hanıma dair bir şeyler yazmak isterim.Fatma hanım gerçek bir vatanseverdir ve o bize vatan sevgisinin okumakla,Avrupa görmekle değil sadece