Tabiat dörtlemesinin 2.kitabı olan Toprak, Hititlerin başkenti Çorum'a bir tarihi eser hırsızlığını araştırmaya gelen doğa, çevre ve kadın hakları konusunda araştırma yapan gazeteci Defne Kaman'ın kaybolmasıyla gelişen bir dizi olayı konu ediniyor. Defne Kaman'ı bulmak için vali ve emniyet müdürü harekete geçer. Bu arada bir Kam olan Umay Bayülgen de torununu bulmak için Çorum'a gelir.
Defne'nin babası da Çorum'da kütüphane müdürüdür, Defne'nin yıllar sonra babasıyla buluşması, şeftali kokan Küçük Prens kitabı,babasının yeni karısının Defne'ye olan tavrı hepsi çok güzeldi.Kemal'in ölen karısına olan bitmeyen sevdası, Karaca'nın yalnızlığı,sahaf Semahat'in sigarası ve kedi sevdası, Umay Nine'nin torunu bulunana kadar bir geyiğin başında nöbet tutması, ondan haber almak için rüyaya yatması büyüleyici bir masal tadındaydı.Sosyal medyadan örgütlenen gençlerin Defne Kaman için farklı illerden Çorum'a gelmesi, valinin emniyet müdürünün aksine olaya sağduyulu davranıp gençleri sakinleştirmesi, yasadışı bir şey yapmadıklarını düşünmesi hatta onlar için "gerginliğe karşı müzik" programı tertip etmesi taktire şayandı.Umay Nine'nin dediği gibi alkışlarrr sana vali Sabahattin Ali Okur.
Yazar kitabı Anadolulu çiftçi ve köylü kadınlara armağan etmiş, ve bu kitabın yazıldığı dönemlerde annesini kaybetmiş. Hayat ne kadar ilginç Toprak kitabını yazıyorsun ve anneni toprağa veriyorsun.
Kitabın dili akıcı, içinde mitoloji, şamanizm, kadim Türk gelenekleri ve Umay ninemizin mühtiş öngörüsü mevcut. Ben gerçekten keyif alarak okudum dilerim sizler de seversiniz. İyi okumalar. İncelememi kitabın son cümlesiyle noktalıyorum:BUNU SADECE GÖKLER, AĞAÇLAR, SULAR VE TOPRAK DUYDU.