Ama cehennem bile o kadar kötü değildir bazen, orada bile bir bardak çay, kurulacak, sahip çıkılacak bir köşe bulunur, dostça bir el, bir gülümseme, tanıdık bir ezgi.
"Kalpsizsiniz" denmişti bir gün kendisine. Ama hayır, onun bir kalbi vardı. Onun, yaşamak için dünyaya gelmiş insanların her gün ölümünü gördüğü yirmi saate katlanmasına yarıyordu. Onun, her gün her şeye yeni baştan başlamasına yarıyordu. Bundan böyle yalnızca bu kadarlık bir yüreği vardı. Bu yürek nasıl olur da yaşam
verebilirdi?
Hayır, gün boyu dağıttığı yardım değil, bilgiydi. Böyle bir şey insanlık mesleği diye adlandırılamazdı tabii ki.