“Ben tek başıma da çokluğum. Ben tek başıma da kalabalık ve kendime dostum.” İşte bu fark edişten sonra asıl sevmelerimizi, asıl aşklarımızı yaşamaya başlarız. Kendimizi sevdikten sonra bir başkasına ihtiyacımız olduğu için değil, onu gerçekten sevdiğimiz için hayatımıza dahil ederiz. Ve dahil oluruz onun hayatına. Yalnız kalmaktan korktuğumuz için değil, bir başkasına ihtiyaç duyup kendimizi kandırmak için değil, hayatımızı daha keyifli kılmak ve bir başkasına da bu keyfi yaşatmak için sürdürürüz ilişkilerimizi.
"Sabahları nasıl kuş gibi kalkarsın. En mutlu düşten daha mutludur uyanmak. Yaşamak nasıl güzeleşir, nasıl pırıl pırıl olur. İlginç bir kitabım olsa da okusam demezsin, bütün kitaplardan üstündür yaşamak."
"İmdat! Kurtarın beni! Bana şimşek kadar hızlı giden bir at arabası verin! Dört nala koşun atlarım ve beni dünyanın öbür ucuna taşıyın! Uzaklara, çok uzaklara, gözlerim görmesin hiçbir şeyi."