“Platon düşüncesinde logos tek tek canlıların ötesinde, Timaios'ta da ifâde edildiği üzere, bir bütün olarak kosmos'un doğasında, onun ‘tam idrak' (nous) ve psûkhe sâhibi bir canlı (zoon) olması hasebiyle kendiliğinden mevcuttur. Platon öğretisinde logos evrensel bir ilke olduğu içindir ki tüm canlılar ve hatta insanın yaptıkları (âlet edevat, yapay nesneler) bile erdem bağlamı içerir; çünkü aretē (erdem) canlı ya da yapay fark etmeksizin her şeyin kendi yaratılış amacına bağlanmış olan ne işe yaradığının (pragma) zorunlu bir sonucudur.”
“… çünkü doğmak psûkhe için kaçınılmaz olarak düşmektir. Ne var ki bu düşkünlük hâli philosophia sâyesinde aşılabilir ve beşer bu hayatta unutuluş ve aldanışın diyarını hakîkatin yurduna göç etmek sûretiyle terk edebilir. Bu durum bireysel seviyede Şölen ve Phaidros diyaloglarında da gösterildiği gibi philosophos’un eros cezbesinin (mania) kuvvetiyle doksa’dan çekip çıkarılmasıyla başarılır.”
“Lüks şehir, arzularını doyurmak için insanların çılgınca yarıştıkları aslında enfekte bir kitlesel patolojinin eseri olarak büyüme adı altında iltihap ve irinle dolmuş hasta bir bedendir.”
“Philosophia tam da Platon öğretisinde, Kephalos'un dediği anlamda, arzu ve iştahların buyurganlığından kurtulma koşuluyladır ki psûkhe de dolaysız ve tam idrakin (noesis) hakîkate yönelerek hürleşip yine Kephalos'un dediği gibi kendisinde huzura ve barışa ermesidir?”