Bence bir insan yatmadan önce mutlaka bir şiir okumalı diye düşünüyorum. Şiir kitapları sevenler için bence kaçırılmamalı bir eser. Hem ruhunuz dinlenir hem bedeniniz
Korku duygusunun bir insana neler yaptırabileceği, hayata nasıl yön vereceğimizi, hatta yön verdikten sonra tekrar geçmişte yaptıklarımızı hatırlayıp tekrar nasıl aynı korku duygusuna düştüğümüzü gösteren bir kitap oldu benim için. Tek kelime 5 harften oluşan bir duygunun bizlere tam 80 sayfa boyunca anlatıyor. Bir zaman makinesi icat edilse ilk sana gelirim Stefan Zweig ve karşına dikilip "Merhaba bayım bir yudum haz dinlemek istiyorum sesinizden" diyip sabahlara kadar anlatmasını isterim.
Öncelikle bir çocuk kitabı filan değil bunu belirtmeliyim. Konu oldukça güzel ama anlatış ilerleyiş bakımından yer yer sıkıyor. Gücün nasıl işlediği, demokrasi kavramının aslında hayatımızın her köşesinde olduğu, kuralsız bir dünyanın ne tür kaoslara gebe olacağından bahsediyor. Tabi bunun yanı sıra dünya da ki en açgözlü varlığın bizler olduğunu anlatıyor. Eğer ki çocukların bakış açısından olayları dinlemeyi seven okuyuculardansanız kaçırılmayacak bir eser.
Bu kısacık hikayenin neresinden tutarsam tutayım kesin spoiler veririm. Kısa dediğim için de yanlış anlaşılmak istemem çünkü her sayfasında her cümlesinde anlamlar barındıran bir kitap. Hele ki sonunda yaşanılan haz muazzam. Ben "O zamanlar da mı yaşamalıydım" diye içsel kavga mı yaparken siz de vakit kaybetmeden okuyun diyorum.
Aman ha kitabın sayfa sayısına aldanmayın. Çünkü öyle güzel işlenmiş ki kirli siyaset, o sayfalar hiç bitmesin bize gerçekleri yansıtsın istiyoruz. Kim sağcı, kim solcu, kim polis, kim halk ve hatta kim bizi böylesine ayırıştıran! 1960 Dönemini o kadar iyi yansıtmış ki her ayrıntıya girmese bile anlıyorsunuz olanı biteni. Okuyun arkadaşlar okuyun... Bırakın benim yazmış olduğum kıçı kırık incelemeyi. Geçmişimizi bilmeliyiz ki ders almalıyız...