Sinem Güç

Unutmayalım ki özetle bu kuram, sevgiyi temelde bir kurgu olarak tanımlar. Sevginin zaman zaman yanlışa düştüğünü değil, aslında temelden yanlış olduğunu söyler. İmgelememiz, başka birisine aslında onda bulunmayan üstünlükleri yansıttığında, aşık oluruz. Bir gün gelir düş dünyası yok olur, böylece sevgi de ölür. Bundan önce yaptığımız gibi sevginin kör olduğunu söylemekten de beter bir şeydir bu. Stendhal’a göre sevgi körlükten de beter bir durum içinde doğar; düş ürünüdür. Gerçek olanı görmekle kalmaz; onun yerine konacak bir gerçeklik yaratır.
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gecenin gerçekdışı gölgelerinin ardından alışkın olduğumuz gerçek yaşam çıkagelir. Kaldığımız yerden devam etmek zorundayızdır; bıkkınlık verici tektipleşmiş alışkanlıklarımızın sürdürülebilmesi için gerekli çabayı devam ettirme zorunluluğu omuzlarımıza çöker. Bazen de bir sabah gözlerimizi, karanlıkta gönlümüze göre yeniden tasarlanmış bir dünyaya açmak İçin çılgınca bir istek duyarız; her şeyin yepyeni biçim ve renklere büründüğü, değişip dönüşebilen, sırlarla dolu, geçmişe dair hemen hemen hiçbir iz taşımayan, her tür bilinç ve yükümlülükten ve pişmanlıktan azade, sevinçli anıların hüzünlendirip acı vermediği bir dünya.
Sayfa 152·Kitabı okuyor
“Rüya rüyalarını satan bir insana tenezzül etmez bir daha,” dedi bana bakmadan. Yine sırıttım, rüyalarını satan insanların tamamının yaptığı gibi, “Bir daha rüya göremeyeceğimi biliyorum,” dedim. “Ama bu para bana yetecek. Sizin gibi zengin ve mutlu bir insan olacağım. Günün birinde rüyalara ihtiyaç duyarsam… sokaklarda rüyalarını satmak durumunda olan benim gibi binlerce genç var. Bulurum bir tanesini. Sorun olmaz…”
Sayfa 31·Kitabı okudu
Düşmanca eğilimlerini tanımaya ve kabul etmeye başlayan insan, davranışlarının kendisi için ne denli zararlı olduğunu görmeye başlar ve bundan rahatsız olur. Çünkü insan haklı olduğunu kolayca kabul eder, ama yanılmış olduğunu kabul etmek benliğe indirilmiş bir darbe olarak yaşanır. Ama bu rahatsızlığın olumlu bir yanında vardır: İnsanı bir şeyler yapmaya güdüler. Düşmanca senaryoların yerine neler koyabileceğini ise kendi doğasından bulup çıkarabilir. Örneğin kızgınlık tepkilerini anında fark ederek, yaşamakta olan durumu en uygun biçimde dışavurabilme çabaları başarıya ulaştığında, düşmanca eğilimlere neden olan birikimler de ortadan kalkar.
Sayfa 167·Kitabı okudu
Pek çok insan diğer insanlara ve onların sevgisine sahip olma eğilimindedir. Oysa ilişki ya da sevgi yaşayan bir süreçtir, nesne değil. Dolayısıyla sevgi, beraberliğe yaşam katabilmeyi ve canlılığını artırabilmeyi içerir. Sevgiye sahip olabileceği umudunu taşıyan insan ona sahip olduğunu sandığı anda boşluğa düşer ve sahip olabileceği yeni şeyler arar. Yaşayan süreçlere sahip olmak istemenin o süreci yok ettiğini göremediği için de bu böylece sürer gider.
Sayfa 161·Kitabı okudu