Şirin

Şirin
@SirinDemir
“Okuyun, diyor okuyun.Çünkü mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor.” —Ali Şeriati
—“Sayfalarımı çevirin.”
10/10
·152 syf.··
2020 62. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2020 14:11
Bir kitap okudum ki; kendine rehber niteliğinde cümleler arayanların,kaybolduğumda okuyayım,kendimi bana hatırlatsın diyenlerin gönlüne bayrağını dikecek cinsten: Siddhartha... Kitapta konu olarak Budizm felsefesinin içeriğinin ele alındığı düşünülsede bence bu sadece bir yanılsama ve kılıftır aynı zamanda. O kılıfı soyduğumuzda insanın anlam arayışı çıkar karşımıza.Hangi inanışa sahip olursa olsun, acısı dinmeyen boşluğu doldurmak için kimi zaman dikenli olduğunu bildiğimiz yollara saparak,kimi zaman tecrübelerden faydalanarak,kimi zaman tekrar tekrar aynı hataları yaparak.Bazen düşerek ama hep yeniden ayağa kalkmak için son bi gayret göstererek...Durmadan,hiç yılmadan yola devam ederek...Hep yolda kalarak aramaktır alemin gizini. İşte Siddhartha senin benim gibi; kendine rehber ararken,bazen kaybolan,bazen ormanda yaşayan Samana,bazen de Buddha öğretisinin yolundan giden bir “Ben” arayışcısı. Siddhartha hem yol,hem yolcudur,hem de yolda karşılaşılandır.Hem öğretmen hem öğrencidir,hep arayan,hem bulan hem de bulamayandır.Şimdi, geçmiş ve aynı zamanda gelecek olandır. Tıpkı bir ırmak gibi; “Irmak aynı zamanda her yerdedir,kaynadığı yerde,döküldüğü yerde,çağlayanda,kayıkta,akıntı yerinde,denizde,dağda,aynı zamanda her yerde ve onun için yalnızca şu an vardır,geçmişin gölgesi diye bir şey bilmez ırmak,geleceğin gölgesi diye bir şeyde bilmez.” Bir ırmaktan çok şey öğrenebilir insan eğer isterse... Başucu kitabı arayanlara fısıldıyor usulca Siddhartha : “Ben buradayım sayfalarımı çevirin.” Sevgi ve Muhabbetle..
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
yasinthere isimli okura yanıt verildi
Şirin
Teşekkürler 🙏🏻
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Savaş icat eden görmesin cennet!
8/10
·441 syf.··
2021 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2021 11:55
‘Bir Ada Hikayesi’ dörtlemesine mübadele romanları demiştik.İlk kitapta Yunanistana gönderilen Rumların adası boşalmış, ikinci kitapta boşalan ada yavaş yavaş dolmaya başlamış karıncanın bile su içebildiği durgunlukta olan deniz hareketlenmişti. Tanyeri HorozlarıTanyeri Horozları ‘nda ise Osmanlı İmparatorluğunun son dönemde ki savaşları olan Sarıkamış,Çanakkale ve bağımsızlık konu edinmekte.Asker kaçaklarının yakalanmamak için yurtlarını terk etmesi,savaştan arta kalan insanların yüreğe dokunan acı yaşanmışlıkları,o dehşet dolu savaş anılarını bir türlü unutamamaları ise serinin bel kemiğidir diyebiliriz. Kitapta,evsizlere yurt olan ada,yaşanır bir yer haline gelmiş,yaralar sarılmaya çalışılmış,dostluk,sevgi ve merhamet duyguları insanlara merhem olmuştur. Artık evlerin bacalarında duman tüter olmuş,bağlar bahçeler ürün verir olmuş,toprak bereketlenmiştir. İlk iki kitapta toprağa gömülü olan yaşam artık filizlenmeye başlamış,diğer kitaplara nazaran başkarakterler sahneyi diğer karakterlere bırakmıştır.Umut ise bu romanın başkahramanıdır... Serinin ilk iki kitabı hakkında ki incelemelerim; Bir Ada Hikayesi 1:#84174607 Bir Ada Hikayesi 2:#89008040 Sevgi ve Muhabbetle..
Edebiyat
Tanyeri HorozlarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20133,406 okunma
Asya️️‍️ isimli okura yanıt verildi
Şirin
Teşekkür ediyorum ilginize,okuyalı epey zaman oldu. o dönemler neden inceleme yazmadığımı hatırlamıyorum ama şu aralar sadece okumaya vakit ayırabiliyorum,sevgilerimle 🌸
10/10
·508 syf.··
2020 57. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2020 22:30
Madalyonun iki yüzü vardır. Tarihi bir gerçeklik olan Fransız İhtilâlinin de öyle. Ve bazı kitaplar tarihi anlatırken tarihten çok daha fazlasını sunar size.Hiç anlatılmayan yanını,görünmeyen tarafını bakılmayan madalyonun diğer yüzünü. Şüphesiz ilkokul yıllarından bu yana duyduk Fransız İhtilâlinin mutlak monarşinin devrilip, yerine Cumhuriyetin kurulması olduğunu.Devrimin Avrupa ve Batı dünyası tarihinde bir dönüm noktası olduğunu ,her yıl duya duya okuya okuya artık ezberledik. 1789 Fransız İhtilâlinden 20 yıl sonra kaleme alınan eser,ihtilâl öncesi ve sonrasını,Paris ve Londra şehirlerinin git gellerinde anlatıyor. O zamanlar bir eli yağda bir eli balda yaşarken aristokratlar,halkın içinde otlar kadar hızla çoğalan yoksulluk hüküm sürüyordu. Devrimden öncemiydi sonrası mı? O zamanlar yoksul halk haksızlıklarla karnını doyura doyura,öfkeden şişmiş hatta kudurayazmıştı.Devrimden öncesimiydi sonrası mı? Gücü eline geçiren halk aristokrat ve soylu kesimden daha zalim daha gözü dönmüş,daha acımasızdı. Devrimden sonraydı... Ve devrim haksızlıktan şişmiş halkın kursağından kan olarak fışkırırken kirletilen bir adalet anlayışı vardı... Devrimden sonraydı. Giyotine kurban edilenlerin kanlarıyla tüm Paris sokakları kanla yıkanırdı... Devrimden sonraydı. Son sayfasını kaparken kitabın,kanın ellerime bulaşıp bulaşmadığından emin olamadım sayın okur. Fransız İhtilâline ve de tarihe ilgi duyan her okura, ve tüm klasik okumaktan hoşlanan sevdalılara şiddetle tavsiye edilir. Sevgi ve Muhabbetle..
Edebiyat
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,4bin okunma
Fatma Nur Karatut Demir isimli okura yanıt verildi
Şirin
Ne mutlu bana 🥰
Yüzüncü yılında Türk devrimi:Dalgaları yara yara/Prof.Dr.Ali Murat Özdemir
İngiltere’nin Doğu Hindistan’da ürettiği afyonu Çin’e satarak büyük ticari gelirler elde etmeye başlamasından sonra Çin’ de esrar bağımlılığı artmıştı.Çin ise kısıtlamalar getirmiş ve East İndia Company’e ait afyonu denize dökerek İngiltere ile savaşmıştı.Nanking Antlaşması bu savaş sonucunda imzalanmıştır.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Makale
Şirin
Klasik emperyalizmin başlangıcı sayılabilecek bir süreç.
Tüm sınırları, tanımlamaları, tabuları unutun: Bilim ve Ütopya
10/10
·80 syf.··
2023 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2023 02:13
‘Bunu konuşmalıyım’ dedirtti kendime Bilim ve Ütopya. ‘Buna sessiz kalınmaz.’ Burda emek var, burda açık fikirlilik var, burda bilgelik, burda ilim, burda geniş ufuklar var. Burda bir dünya yatıyor, sayfaların arasında bir hazine. Uzak kalmak, ondan alıp kendine katmamak, kaçırmak ne büyük talihsizlik! Bir kaç ay önce keşfettim bu ekibi. Her sayısını okumak beni o kadar yeniliyor ki artık eski ben olamıyorum. Bu sayıda bir sanat dosyası oluşturulmuş ki kalite kokuyor! Ülkemizde sanata bakış açısı, siyaset ve sanat ilişkisi, devletin geleneksel sanat dalları üzerine etkisi, 19. Yüzyılda ressamların hayalgücünü geliştiren yurt gezileri, sanatta maddiyatın yeri, balenin ülkemizde bulunduğu konum ile ilgili çok değerli metinler mevcut. Yetmemiş, dosya dışı küresel ısınma ve karbon birikimi, Ankara’da bulunan ilginç bir satranç müzesi ele alınmış, İslam dünyasında tıp ve tıbbın dönüşümü üzerine olağanüstü bir makale hazırlanmış, ki bu konu ancak bu kadar güzel toparlanabilirdi, o da yetmemiş, kuantum fiziği konusu üzerinden Yunus Emre’nin varlık felsefesi çok yönlü olarak irdelenmiş. Bir dergide hiç mi baştan savma, hiç mi sayfa doldurma amaçlı bir deneme olmaz? Tek bir satırı bile mi kalitesiz olmaz? Bu kadar işinin ehli insanın toplanıp ortaya çıkardığı bu muhteşem eser karşısında saygıyla eğiliyor, okunmuyor olmasına samimiyetle üzülüyorum. Katkım olması dileğiyle, her sayınıza elimden geldiğince inceleme yazacağım. Ufkumu açan her yazınıza minnettarım.
Deneme, İnceleme
Bilim ve Ütopya - Sayı 351 (Eylül 2023)Bilim ve Ütopya Dergisi · Ütopya Yayınevi · 02 okunma
Şirin
Okunacaklar listesine alındı 🤩