Hak;söyleyip işaret edenlerin,'hakkıyla iman edip' 'salih amel' işleyenlerin ve birbirlerine 'hakkı' ve 'sabrı' tavsiye edenlerin yanında olacaktı...
Yalnızlık... Çile... Yoksulluk... Kadir kıymet bilmezlik... İncitilme... Ötelenme... Bedeli yüksel bir duruştu hakkı söylemek...
Kur'an; Hak ile Batıl'ın arasındaki büyük caddeydi sanki ve giderek belirginleşen Risalet tebliği, vakti geldiğinde yıldızların simsiyah gecenin içinde belirivermesi gibi, bizi de ortaya çıkarıyordu...
İnsanın, yasa ve insanlık dışı şiddete ve yabanıllığa kaymasının, sefalet ve kargaşa içindeki bir dünyada en olumsuz biçimde de olsa varolabilmek istediğinden doğduğunu; kendini geçerli ve anlaşılır kılmanın bazıları için başkaldırmak zorunluluğu taşıdığını gördü.