aKorkutr

Beyaz Gecede Aydan Parlak Aşk
9/10
·208 syf.··
2025 1. kitabı
Beklemediğim şekilde akıcı bulduğum ve hayran kaldığım bu kitap, kendi hayatımdan ve çevremden esintiler taşıyor gibiydi. Okurken, yaşanmışlıkların satırlara sindiğini hissettim. Bu noktada Dostoyevski’nin “yaşamadan yazmayan” bir yazar olduğu görüşündeyim. Eserlerinin büyük bir kısmında, sanki anlattıklarını birebir yaşamışçasına güçlü bir gerçeklik hissi uyandırıyor. Bu nedenle Dostoyevski’nin kitapları bana adeta bir anı defteri okuyormuşum izlenimi veriyor. Kitap sürükleyici; üslup olarak duygusal olsa da ağır değil. Aynı zamanda kısa ve sade bir yapıya sahip. Genel bir bakış sunması açısından söyleyebileceğim çok fazla şey yok; hikâyesi gerçekten çok güzel. Öğle molasında, eve giderken serviste ya da internetten uzak kısa bir boşluk anında rahatlıkla okuyup bitirebileceğiniz bir eser. Ancak şunu unutmamak gerekir: Etkisi için aynı hafifliği söylemek mümkün değil. Zihinsel ve ruhsal olarak iyi bir durumda değilseniz, bu kitabı okumanızı tavsiye etmem.
2024 Okuma Raporları
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,1bin okunma
Reklam
Hayatı Sadece Senin Gözlük Çerçevenden Görebilirim
Puan vermedi·320 syf.··
2024 19. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2024 19:14
Bu kitabı okurken ilk başta ön yargı oluşturmamaya çalıştım ve Babagoo isminde ebeveyn rolü üstlenen karakteri elimden geldiğince olumlu görmeye gayret ettim. Ancak ne kadar çabalasam da Babagoo, kitabın her ilerleyen sayfasında kendini sevdirmemeyi başardı. Yine de hiç beklemezdim ki Babagoo'ya üzüleceğim bir noktaya geleceğim. Aslında Babagoo'ya en çok Landfill'in kitabın sonunda iki yoldan şehir yolunu seçmesinde üzüldüm. Kitap aslında bizi anlatıyor; ailenin, toplumun ya da bir ülkenin bizi hegemonya altında, despot bir şekilde yönlendirenlerini ele alıyor. Yani, ilk bakışta küçük bir çocuk kitabı olarak görebileceğimiz bu eser, anlayabilene büyük anlamlar içeriyor. Kitap oldukça akıcı. Ancak olumsuz olaylar belli bir yere kadar okuyucuyu sıkabiliyor. Sonrasında dış dünyanın dokunuşuyla bizim meraklı canavar Landfill'in kaynayan kanı, hikayeyi oldukça keyifli hale getiriyor. Belki kitap, beklentinizin biraz altında kalabilir. Ancak yazar bu eserde harikalar yaratabilecekken bir düşünce uğruna, elinin tersiyle "kült bir eser" olma fırsatını reddetmiş gibi görünüyor. Çünkü kitap, beni hayallerden hayallere, yeni hikayelere sürükledi. "Bence şöyle olmalıydı, böyle olmalıydı" diye düşünmeme sebep oldu. Yine de bu olumsuzluğun aşırı derecede abartılacak bir durum olmadığını söylemeliyim. Hayvanların hikayede işlenişi ve adlarında yatan anlamlar gerçekten çok güzel. Okuyuculara, kitabı okuduktan sonra bu isimlerin anlamlarını araştırmalarını öneririm. Kitap hakkındaki genel düşüncelerim bu kadar. Bence çocuk kitabı olarak gayet başarılı bir eser. Ancak yetişkinler için de abartılacak bir seviyede olmadığını, okuması gayet keyifli, ortalama güzellikte bir eser olduğunu belirtmek isterim. Sebep olarak da olumsuzlukların okuyucuyu sıkması ve Babagoo'nun öcü gibi
ÇöpçülerDarren Simpson · Genç Timaş Yayınları · 2020674 okunma
Adaleti Ararken Kalbimin Yanında Ihanet Filizlenmiş
9/10
·445 syf.··
2024 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2024 13:46
İlk başta "İnce Mehmed"e benzetilen yorumları dikkate almadım, ama sonradan fark ettiğim kadarıyla gerçekten birçok benzerlik var. Ancak, Yaşar Kemal bu hikayeyi bu kadar dobra ve sert bir şekilde anlatamazdı. Mario Puzo'nun kitabında çatışmaların devletle açıkça olması, "İnce Mehmed"i biraz masum bırakıyor. Kitap, yaşanmış bir hikayeden uyarlama ve bir filmi de var. Ancak, göz gezdirdiğim kadarıyla film, kitap kadar etkileyici değil. Aynı zamanda, "The Godfather" serisinden bir kitap. İlk bunu mu okumalıyım yoksa "The Godfather"ı mı diye endişeniz varsa, bu kitap sadece "The Godfather" kitabındaki karakterlerden Michael'ın operasyon olarak görevlendirdiği hikâyeyi anlatıyor. Kitap akıcı, tek seferde bitirebileceğiniz şekilde. Yoğun anlatım yok, betimlemeler abartılmamış ve yazar olay odaklı yazmış. Ancak, çok isim karmaşası yaşadım. Açıklayıcı, basit anlatımı olmasa yazarın eserini tekrar okumak zorunda kalabilirdim. Bu kitabın ayrıca, İtalyan kültürünü ve Sicilya'nın toplumsal yapısını derinlemesine anlatması da dikkat çekici. Mario Puzo, karakterleri ve olayları ustalıkla örerek okuyucuyu Sicilya'nın sıcak ve tehlikeli atmosferine taşıyor. Örneğin, Turi Guiliano'nun adalet arayışı ve özgürlük mücadelesi, Sicilya'nın tarihsel ve sosyal arka planına oturtularak anlatılıyor. Bu da okuyucuya, sadece bir macera değil, aynı zamanda derin bir sosyopolitik analiz sunuyor. Uzun lafın kısası, kesinlikle tavsiye ederim. Çok beğeneceksiniz.
SicilyalıMario Puzo · 1001 Kitap · 2004457 okunma
Sürgün günlerinin Kalemi
8/10
·480 syf.··
2024 15. kitabı
Kitap, bir karakterin işlediği suç sonrası Sibirya’da sürgün yıllarını anlatması ve bu anıları bir deftere kaydetmesi üzerinden ilerliyor. Ana karakterimiz, bu anıları okuyarak olaylara tanıklık ediyor. Ancak kitabı okudukça, anlatının yalnızca bu hikayeyle sınırlı kalmadığını, Dostoyevski’nin kendi sürgün yıllarındaki deneyimlerini ve gözlemlerini de aktardığını fark ediyorsunuz. Bu bağlamda, hikaye, Dostoyevski'nin kürek cezasına çarptırıldığı dönemleri ve oradaki düzeni ustalıkla gözler önüne seriyor. Kitabın İlgi Çekici Yanları: Akıcılık: Kitap oldukça akıcı bir dille yazılmış ve sıkıcılık seviyesi düşük. Karakter analizleri oldukça derin ve detaylı, bu da okuyucuyu metne daha fazla bağlıyor. Betimlemeler: Betimlemeler okuyucuyu sıkmıyor ve olay örgüsüne katkı sağlıyor. Ancak kitabı uzun bir sürede okursanız, sürekli aynı ortamda geçen anlatı bir miktar monotonluk hissi yaratabilir. Olayların Bölünmesi: Kitap olaylara göre bölümlere ayrılmış, bu da okuma deneyimini kolaylaştırıyor. Yazar, bir olaydan bahsederken, bazen ileride yaşanacaklara dair detaylar da veriyor. Bu, hem merak uyandırıyor hem de olayları daha iyi anlamanızı sağlıyor. Kitabın İçeriği: Kitapta nelerden mi bahsediliyor? Sürgün hayatının zorluklarından, kaçış planlarından, mahkumların gündelik hayatından, köylülerle olan ilişkilerden, hastanedeki anılarından, köpeklerinden, kazlardan keçiden,ayrımcılıkdan,çıkarcılıktan,meydan kurulmasından (bu ifadeyi okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız),gaddar binbaşından ve daha pek çok konudan. Dostoyevski, cezaevindeki yalnızca bir yılını detaylı bir şekilde hatırladığını, geri kalan yıllarını ise bu denli ayrıntılı hatırlamadığını ifade ediyor. Bu yüzden bazı olaylara daha az yer verilmiş ya da hiç bahsedilmemiş.Keza bazı olayları bile isteye
Ölüler Evinden Anılar
Ölü Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Eflatun · 200518,6bin okunma
Aklımıza ne kadar güveniyoruz
9/10
·456 syf.··
2022 8. kitabı
Öncelikle Daniel Palmer'e teşekkür ederim başımıza gelebilecek en berbat olayları kahraman'ın başına getirerek bizi bilinçlendirdiği için. Aklımıza ne kadar güveniyoruz,en son neyden son derece emin olduk, kesin ne kadar konuşabiliriz?Tabiki bu hayatta kimse hatasız değil ama hata payımızı sıfıra yaklaştırabiliriz.Ve kendimize hata payımızı azaldığında inanırız. Kahramanımız da böyle yapabilirdi aslında ama ailesinde akıl hastalığı olduğundan dolayı kendi aleyhine düşünmek yerine kendine aleyhtar oldu.Ve en son bu durumu gözlerini açtığında gördü aslında tüm kendine yıktığı durumlar onunla ilgisi yoktu.Ve bu işin peşine takılıp kim olduğunu bulmaya kalktı ve buradan sonra romanımız bize akıl üstü teknolojik buluşlardan ,yazılım tekniklerinden bahsederek bize yeni bilgiler öğretmeye başladı .Yani kitap hem kurgu hemde bilgisel açıdan iyi denebilir demek istiyorum ama bilgi kısmı biraz öznel yargı olarak kalıyor çünkü benim kendi bölümüm bilgisayar olduğu için bu yargıya vardım ama aşırı sıkıcı bilgiler ve terimler yok, sıkılacağınızı sanmayın gayet akıcı ve güzel bir eser.
Roman
Akıl OyunlarıDaniel Palmer · Koridor Yayıncılık · 20131,870 okunma
Reklam