Emrah Enki

Emrah Enki
@Siyamed_Simko
Necatibey Eğitim Fakültesi
Hamburg
10 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
Mezar
Tükenirdi monolog Kaçarken içine düştüğüm kara toplum Big bang sonrası büyük yalnızlık bilinmeyeni Saçlarında titreyen iblisler karartırken güneşi Üstüste gömülürken Saydam yaşamlar Bir yankı duyulurdu hiç’likten Bütün yalnızlıklarınızın ilenci Korusun çoğulluklarınızı Cinnet koyun erdemin adını Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın Hepiniz mezarısınız kendinizin Nilgün Marmara
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Buda nın Doğuşu
“Soylu bir genç, gerçek bir prens olan Siddhartha Gautama, otuz beş yaşlarına geldiğinde, hayatın amacını anlamak, ölüm gerçeğiyle baş edebilmek, çeşitli ıstıraplardan kurtulmanın yollarını keşfetmek ve çevresinde gördüğü derin insani acılara bir çözüm bulabilmek amacıyla, derin düşüncelere dalarak Hindistan’ı baştan aşağı dolaşmaya başlamıştı. Hayatının önceki bölümünde zevk ve sefa içinde zengin bir hayat sürmüş fakat bunun bir işe yaramadığını, böyle bir yaşamın insanı kurtuluş ve mutluluğa eriştirmediğini görmüştü; daha sonra bir süre de bunun tam tersi bir yoldan ilerledi. Aşırı bir perhiz ve riyazet uyguladıktan”“sonra, bu usullerin de insanı kurtuluşa  ve mutluluğa götürmediğini anlamıştı. En nihayetinde, bilgi ağacının dibinde, mistik bir tecrübenin ardından gerçeği kavrayarak aydınlandı. Kendisine “uyanmış, aydınlanmış” anlamında Buda adı verilmesinin nedeni buydu.” Alıntı Şuradan Felsefe Tarihi: Thales'ten Baudrillard'a Ahmet Cevizci
Felsefe
Selimi Din
Gerçek Bir Aşkın Anatomisi. Selim, Diyarbekir'in Çınar ilçesinin, uzgider (dırejik) köyündendir. Köylerine çok yakın olan komşu köyde Tasihe adında bir kızı çok sever ve birbirlerine aşık olurlar. Tasihe'nin anne ve babası ilk başta kızı kendisine vereceklerinin sözünü verirler. Sonra vazgeçip Mardin'in Derik ilçesi Büxür köyündeki zengin bir ailenin çocuğuna verirler. Selim, yüreğinde ki kanayan sevda ateşine daha fazla direnemez. Sevdiği kızı görmek için o köye gider. Bu sevdadan haberi olan kızın eşi ve akrabaları tarafından Selim, çok fena dövülür.Selim, hem fiziken hemde kalben oldukça perişan bir halde köyüne döner. Bu kez de olayı duyan kendi akrabaları tarafından çok azarlanır ve horlanır. Selim günlerce evden çıkamaz ve içine kapanır. Nihayetinde Selim, evden kaçıp Diyarbekir'in sokak ve caddelerinde yaşamaya başlar. Ailesi ve akrabaları onu her seferinde alıp köye götürürler. Ama selim köyünün, her ağacında, her taşında, deresinde, köşesinde sevdiğiyle bir anısının bulunduğu bu köyde daha fazla duramaz ve bir daha dönmemek üzere tekrar Diyarbekir'in cadde ve sokaklarını kendine mesken tutar. Selim adeta kavuşamamanın sembol olur. Ölene kadar aşkına sadık kalır ve kimseyi asla sevmez ve sevdanın büyük gücü ile aşktan nasibini almamışlara meydan okurcasına dimdik durur. Selim, yaşadığı süre boyunca kimseye boyun eğmeden el açmadan ve yalvarmadan öte hayata gitmiştir.
Aşk
Yıllar önce bu şarkıyı duyduğumda o zamanda çok güzel gelmişti ama söylenmesi zordu şimdi söyleyebilmek anlaya bilmek daha güzel yapıyor şarkıyı youtu.be/d0XZyUH5neo
Şarkı
Ümitsiz Aşklar İçin
Ben ümitsiz aşklar için yaratılmışım Ayrılıklar için, sonsuz kederler için Ne zaman ta derinden sevsem bir kadını Ezilmeli yeni açmış gülleri kalbimin En güçlü zehir olmalı aşk dediğin Alkol gibi damarlarıma yürümeli Sarmalı her yanımı gece olunca İçimde bir çıbancasına büyümeli İnsan sevince her gün bir kez ölmeli Her gün bir başka yerine saplanmalı o kurşun Yollara düşmeli, perişan deli divane Erimeli potasında o garip var oluşun Artık uzak bir anıdır huzur ve sükun O büyük yangın başlamışsa yürekte Bir gün gelir de bu çaresizliğin Aranır bütün tesellisi ölmekte O yerde sevilmek de yalan sevmek de Nereye baksan dizboyu karanlık Boşuna bir ışık arama göklerde Her şeyinle aşkın içindesin artık Böyle gitgide derinlere çeker o bataklık Orada ölümsüz olur nice kara sevdalı Sevmek, hiç sevilmeden; korkunç güzel Aşk dediğin karşılıksız olmalı. Ümit Yaşar Oğuzcan
Şiir