Selamlar!! Sabahattin Ali'nin roman üçlemesinin sonunda tamamlayabildiğim "Kuyucaklı Yusuf''un incelemesini yapmak istedim. Öncelikle kitabın konusu kısaca: annesi ile babası öldürülen Yusuf'u, olay yerine gelen kaymakam yanına alıyor ve artık onu oğlu gibi büyütüyor. 'Tabiat insani' Yusuf'un halk arasında giderek sertleşen güç gösterileri içinde temiz kalma, aşkını koruma ve aslında var olma savaşını anlatıyor... Yusuf ve muazzezin aşkını anlatıyor..
Bildiğim kadarıyla Sabahattin Ali'nin ilk romanı olan eser, bunu belli de ediyor. Hele ki "Kürk Mantolu Madonna" ve "İçimizdeki Şeytan" kitaplarından sonra sanki bu eseri Sabahattin Ali yazmamış gibi. Diğer ikisiyle evrenleri o kadar farklı ki...Eğer Sabahattin Ali'den kurgu okumak isterseniz kesinlikle ilk tercihiniz olmalı, sonrasında Kürk Mantolu Madonna'yı önerebilirim ;)
(SPOİLER olabilir) Üzerinde durmak istediğim şeyler var: Mesela o son? Romanın son beş sayfası, şaka yapmıyorum o beş sayfa o kadar saçmaydı ki.... Ya da Yusuf ve Muazzezin "aşkı" gerçekten aşk mıydı? Kardeş gibi büyüyen iki kişi.. Hatta küçükken muazzeze bakıyor,onunla ilgileniyordu Yusuf? Ne yapıyorsun Yusuf? Hadi o Muazzez küçük PEKİ YA SEN!! çok da sorgulamamak gerek gerçi o dönemde bu tür evlilikler de normaldi 14 yaşında nikah kıymak da...
Ben çok meraklı olduğum için kitabın yarısındayken arkadaşımın "sonu çok farklı vs." demesi üzerine ondan anlatmasını istedim. Yani yarıdan sonra okurken neler olacağını baya bi biliyordum. Ama eğer bilmeseydim gercekten son 30 sayfada şok olurdum etkisinden de çıkamazdım bir süre çok ciddiyim. Meğer Ali,kitabın neredeyse tüm olayını, tüm kaosunu sona saklamış.
Açıkçası belki yanlış bir düşüncedir ama ben ikilinin kardeş sevgisini "aşk" sandıklarını düşünüyorum. Çünkü... Aslında bariz değil mi? Ayrıca eğer