...
Şimdi geç bunları geç parkları geç
Hepimizin yırtılır gibi olan ağzına bak
Yazdıkların şiir değilse kalsın
Cennetse sevdan çık dışarı
Solgun ışıklar
Sessiz ağaçlar parklarla
O cümbüş gecesini de tak peşine
Yazdığın şiir değilse bırak bunları kalsın...
Cahit Zarifoğlu 🍁
Serin bir rüyanın hatırınadır çektiğim dünya ağrısı.
Bir hayalden geldim ben,
Bir hayal verdim sana,
Mavi-yeşil bir hatıra: İşte dünya ruhum!
Ovada sert es,
Yamaçta sus,
Irmakta ağla.
İşte dünya kapısı, işte dünya kederi
İster dağının gölgesinde dur,
İster incirin neşesine vur
Ağrı kendini ve tamamla.
Birhan Keskin🍁
Zamanı yıllarla tartanlar yanılırlar
Hiçbir şey tartılmaz başka bir şeyle
Hatta çoğu zaman kendiyle bile yaşanır, içini tohuma bırakır.
Geçer gider geçmez sandıkların bile
Hiçbir geçen tartılmaz kalanla
Neyin kaldığını çoğu kez kendi de bilmezken insan
Kimse kimse kimse
Sahi kimse
Ya da hiç kimse
Söylediklerimden çok
Sustuklarım
Seçtiklerimden çok
Reddedilmek için
Ne kadar varsam o kadar kimseyim kendime
Güç kötü bir şey kaderken de kaldıramazken de
Güç kötü bir şey güçlüyken de güçsüzken de
Kaldığın yerden devam etmenin karanlığı
benzemiyor hiçbir çaresizliğe
Kimin kaldığı yer var ki dünyada kaldım sandığın yer
Bizden geçendir çoğunlukla içimizi parçalaya çoğalta hâlâ gittiğim sona aceleci adımlarla
bütün iş birinin dediği gibi,
yavaşça acele etmek aslında.
Ölene kadar yavaşla işte ölene kadar yavaşla
Ne başkalaştırırsan o kadarsın
Başkalarının imtihanlarından büyük gelecekler umma.🍁 Murathan Mungan
“Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. tramvaydaki tutamaklar gibi. uzanır tutunurlar. kimi zenginliğine tutunur, kimi müdürlüğüne, kimi işine, sanatına. çocuklarına tutunanlar vardır. herkes kendi tutmağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. gülünçlüğünü fark etmez. kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. herkesin, “- veli ağa’nın öküzleri gibi öküz, yoktur”, demesini isterdi. daha gülünçleri de vardır. ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum: gerçek sevgiyi! bir kadın. birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!”
-Türk edebiyatındaki hoş enstantanelerden biri de Oğuz Atay ve Aylak Adam'ın yazarı Yusuf Atılgan arasındaki etkileşimdir kuşkusuz-
#y:127. Tutunamayanlar
#y:688. Aylak Adam