Sld

Hayyamın felsefesi
Hayyamın kendine has orijinal felsefesini şöyle özetlemek mümkündür: insan, yaşadığı ânın kıymetini bilmeli ve zamanını hoşça geçirmeye bakmalıdır. Çünkü mazi bir hiç olmuştur, istikbalin de ne olacağı belli değildir. Dereden akan su, ovada esen yel gibi ömrümüzden bir gün daha geçip gitti. Ömrüm oldukça iki günün gamını yemeyeceğim: gelmeyen gün geçip giden gün!
Sayfa 114 - Erasmus yayınları·Kitabı okuyor
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Hapishane Şarkısı
Göklerde kartal gibiydim, kanatlarımdan vuruldum; Mor çiçekli dal gibiydim, bahar vaktinde kırıldım Yar olmadı bana devir, Her günün bir başka zehir; Hapishanelerde demir Parmaklıklara sarıldım Coskun dum pınarlar gibi, sarhoştum rüzgârlar gibi; ihtiyar çınar lar gibi Bir Gün içinde devrildim. Ekmegim bahtın katı, Baktım düşmanımdan kötü; Böyle kepaze hayatı Sürüklemekten yoruldum. Kimseye soramadım, Doyunca sarmadığım, Görmesem duramadım Nazlı yarimimden ayrıldım…
Sayfa 36 - Yapı Kredi yayınları
Alıntı
 bir yığın akılsızın saldırdığı, çok daha fazlasının da yatsıdığı ahlak bilinci vardır ve hep var olmuştur, dördüncü zaman filozoflarının ruh kavramı henüz bulanık bir projeden fazlası değilken icat ettikleri bir şey değildir.zaman geçtikçe, genetik Tokuş’un etkisi ile sonunda vicdanımızı kanımızın rengine, gözyaşlarımızın tuzuna karıştırdık ve bu da yetmezmiş gibi, gözlerimizi içeriye dönük aynalar haline getirdik ve onlar da sonuçta çoğu zaman ağzımızla inkar ettiğimiz şeyleri hiç çekinmeden gösterir oldu. Bu genel halin üzerine, bir de basit zihinlerle kötü bir eylemde bulunmaktan kaynaklanan pişmanlığa çoğu zaman atalarımızdan kalan her çeşit korkunun da karışmasının yarattığı özel durum eklenince, kabahat işleyenin cezası daha taşa sopaya sıra gelmeden hak ettiğinin iki katına çıkar. Bu yüzden, söz konusu durumda, marşa basar basmaz hırsızı ne oranda korkularının, ne oranda sızlayan vicdanının rahatsız etmeye başladığını çözmek mümkün olmayacaktır…
Sayfa 25 - Kırmızı kedi yayınevi 2015
Sen bir yağmur gibi gelsen, yüzümde çiçekler büyüsün, saçlarıma kuşlar konsa, içimde bir bahar, dudağım bir deniz, kollarım gökkuşağı gibi sarsa seni… Anla işte, bekliyorum kalbini… Biliyor musun? Yağmur yagsa senden biliyorum, serinliğinden… Rüzgâr tıklasa penceremi, haber vardır ellerinden… İşte böyle, Sen varsan her şeyim var, sen yoksan hiçbir şeyim. Gecenin karanlığı kadar… 
Sayfa 78 - Az kitap·Kitabı okudu
Dost yolunda mecnun yok Leyla yok
Bir bütün idim ben Leyla ile. Sense Leyla’yım diyorsun. Sen Leyla isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir Özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum senin, tecellilerin var. Şimdi ben yok oldum. Manevi dünyamda dostum daima sensin. Dış görünüşe değer verme bahşi ortadan kalktı artık. Gönül çok önceleri sana koştu, canım seninle gitti. Şimdiki canım Leyla’ya değil, Mevla’ya yönelik….
Sayfa 79 - Kapı yayınları·Kitabı okudu