Özlüce ifade etmek gerekirse, şöyle düşündü: Bu semâvî cisimlerin bana bakan yönüyle sonlu olduğunu görüyorum. Böyle olduğundan şüphe etmiyorum. Şüphe duyduğum diğer yönün sonsuza değin sürmesi de imkânsız ve saçmadır. Bunu anlamak için, o semâvî cisimlerin bize bakan, hissedilen sonlu yönünden başlamak üzere -cismin uzamına göre- sonsuzcasına devam eden iki çizgi varsayalım. Sonra sonlu taraftaki çizgilerin birisinden büyük bir parça kesildiğini düşünelim. Geriye kalan kısmın kesik ucunu, kendisinden hiçbir şey kesilmeyen diğer çizginin ucuna çakıştırıp sonsuz denilen yönde ilerleyelim. Her iki çizgiyle birlikte zihnin yürüdüğünü hayal edecek olursam; biri tam, biri eksik olan çizgilerin sonsuza değin uzanacaklarımı düşünmek gerekir. Sonsuz sayılan yönde hiçbirinin digerinden eksik olmayacağını bulurum ki, bundan bir parçası kesilip eksilen çizginin, tam olan ve hiçbir parçası kesilmeyen diger çizgiye eşit olması gerekir. Bu ise imkânsızdır.