Slmkvrmcgl

Gazzâlî
Manaca birbiriyle zıtlık oluşturan bu sözlerin hiçbir faydası olmasa bile, muhatabı atalarından taklit yoluyla miras aldığı inanış ve düşüncelerinde şüpheye düşürmek gibi bir faydası vardır. Bu fayda, insanı doğru yola ve hakikate doğru yönlendirmek için yeterlidir. Çünkü, şüphesi olmayan kimse bakmaz, bakmayan görmez, görmeyen kör ve şaşkın kalır.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İşte velâyet" derecesini bulmayan, bilgiye felsefi düşünme ve deliller çıkarma (istidlal) yoluyla ulaşanların hâli anadan doğma amanın körlük zamanındaki hâline benzer. Tarif ve belirtilerle öğrendiği eşya İbn Sâiğ'in bedenî hazlara dayalı yaşayıştan arındırıp kutsadığı, Cenab-ı Hakk'ın ancak sevdiği kullarına hediye edeceği ve "ilahi hâller" demeye layık gördügü şeyleri örnekler. Velâyet mertebesine ulaşan ve Cenâb-ı Hakk tarafından kendilerine ancak mecâz yoluyla "kuvvet" denilebilen şey hediye olunan kimselerin hâli, âmânın gözü açıldıktan sonraki hâline benzer. Bu ikinci hâl, bazen çalışmaksızın ancak ilâhî bir vergi olarak fıtrat üzere olan baz kimselere bahşolunur. (Peygamberlik bu türden bir durumdur.
Sayfa 14·Kitabı okudu

Slmkvrmcgl

, bir kitap okudu
Puan vermedi·53 syf.·
3 günde okudu
·
2022 69. kitabı
İbn-i Sina
8.6/10 · 139 okunma
Muhayyile yalnız hissi olan şeyleri idrak ettiğinden akli işleri inkâr ettirir. Ve her ne kadar muhayyile bir mebde, ispatını kabul ederse de, bunu mücerret olarak tasavvur edemeye- ceğinden tabii bir yıldız veya sun'î bir sanem olmasını ileri sürer.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Buraya kadar olan cümleler ile akl-ı faal vasıtasıyla insanın iktisap edebileceği ilim ve kemali tavsif etmektedir. Yeryüzü -ki maddi olan tabii mevcutlar demektir- bundaki birinci hâd Heyulâ ile sûretten mürekkep olan cisimler ve umumiyetle gözümüzle gördüğümüz ve elimiz ile tuttuğumuz şeylerden ibarettir. Bunlar tabii ilimlerin mevzularıdır. Bunların künh ve hakikatleri bu ilimler vasıtasıyla bilinmiş ve öğrenilmiştir. Mağribin arkasındaki hâd ile heyulâ kastedilmiştir ki bu; tabii cisimlerin asıl ve cevherini teşkil eder. Maşrık cihetindeki had ile de heyulânın aldığı sûret kastolunmuştur. Bu heyulâ ve sûretin künh ve hakikati beşere meçhul kalmıştır. Bunları nadir insanlar bilebilirler. Bu hususta yalnız fitri kuvvet kâfi olmayıp iktisabî kuvvet lazımdır.
Sayfa 59·Kitabı okudu