Slmkvrmcgl

Bilmediğimiz şeyleri yok sayamayız, bilmediği şeyi kendisi bilmediği için yok sayan kişi önyargılarının kurbanıdır. Bilmediğimiz şeyler biz bilmiyoruz diye yok değildir, sadece onları bilmiyoruzdur.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Slmkvrmcgl

, bir kitap okudu
Puan vermedi·270 syf.·
15 saatte okudu
·
2022 49. kitabı
Alparslan Açıkgenç
9.5/10 · 29 okunma
Divan-ı Kebir'den 1- Öldüğüm gün, benim tabutumu omuzlar üzerinde gördüğün zaman, bende bu cihanın derdi var sanma. 2- Bana ağlama, 'yazık yazık, vah vah!' deme. Şeytanın tuzağına düşersen, 'vah vah'ın sırası o zamandır. 'Yazık yazık' o zaman denir. 3- Cenazemi gördüğün zaman 'ayrılık, ayrılık' deme. Benim buluşmam, görüşmem zamanıdır. 4- Beni mezara koyunca 'elveda, elveda!' deme. Mezar, cennet topluluğunun perdesidir. 5- Batmayı gördün ya, doğmayı da seyret. Güneş ve aya batmadan ne ziyan gelir ki. 6- Sana batma görünür ama, o doğmadır. Mezar, hapishane gibi görünür ama, canın (hapisten) kurtuluşudur. 7- Yere hangi tohum ekildi de, tekrar bitmedi. Neden insan tohumuna gelince, bitmeyecek zannına düşüyorsun.
İnsan ve Toplum

Slmkvrmcgl

, bir kitap okudu
Puan vermedi·568 syf.·
9 günde okudu
·
2022 48. kitabı
William Chittick
8.2/10 · 128 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2022 44. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2022 19:16
Yaklaşınca Haber Ver, Necdet Subaşı’nın Mahya’da yayımlanan son kitabı. Kitap yetmiş altı farklı başlıktaki birbirinden bağımsız gibi görünse de gerçekte bir yapbozun parçaları gibi birbirine eklemlenerek ilerleyen kısa yazılardan oluşuyor ve ilk başlığı yazılarına bir değerlendirme yapmasını rica ettiği bir büyüğünün kendisine yönelttiği eleştiriler ve bu eleştiriler neticesinde yazarın takındığı tavrın anlatıldığı İzlenim oluşturuyor. Nerede iş yapan biri varsa, Allah’ın emri, orada yerli/yersiz eleştiri de olacak yergi de. Sayın Subaşı da bundan muaf değil: “Bir şeyler yazmışsın, natürel dünyayı anlatmışsın, yaşadıklarını özetlemişsin, kendi hikâyelerin etrafında seni mutlu eden bir hayat üzerinden ilerlemişsin. Ama bunların hiçbirinde ne bir derinlik var ne de bir mesaj. Oysa insan eline kalemi aldı mı ona dikkat kesilenlere mesajlarını iletmesi gerek…” Sözün hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine inandığı için sessizliği tercih ederek kendi kabuğuna çekilenlerin ya da akla seza iddialarla ortaya çıkarak büyük bir şehvetle kelimelere sarılan ama söz oyunundan öteye geçemeyen ürünler ortaya koyan insanların yaşadığı şu dünyada şükür ki sözünün muhatabında makes bulabileceği inancıyla bıkmadan usanmadan kalemini tutmaya, yazmaya, konuşmaya ve sadra şifa üretkenliklerine devam etmeye çabalayan insanlar da var: “Üzüldüm, birkaç gün hiçbir şey yazmadım. Sonra düşündüm belki ustalar haklıydı ama yolları her nedense hep aynı yerlere çıkıyordu. Geri çekildim, kaleme can geldi. ‘Bildiğim gibi yazmaya’ devam dedim, asla dönmedim.” Akademik çalışmalarının yanında hatırı sayılır derecede edebî ürünler de vermeye devam eden Subaşı için edebiyatın esasında amaç değil insanı, olayları, doğayı, dünyayı, eşyayı anlamlandırmak ve anlatmak için bir araç olduğu görülüyor: “Edebiyattan
Yaklaşınca Haber Ver!Necdet Subaşı · Mahya Yayıncılık · 20226 okunma