Ruhumun çok fazla parçasını saçtım bu sokaklara ve çokça kalabalıktır özlemimin şu tepelerde çırılçıplak gezinen çocukları;onlardan vazgeçemem sorumluluk hissetmeden ve içim sızlamadan...
Ardımda bıraktığım,bir düşünce de değil,açlık ve susuzluğun tatlandırdığı bir yürek.
Dallar,yapraklar,bulutlar,kuşlar rüzgarın esintisine bırakmışlardı kendilerini.Bir o yana,bir bu yana salınıyorlardı.Nefes alıp,nefes veriyorlardı.Uyuyordum.Seher vakti işte öyle bie sessizlik.Dağlar dağlara bakıyor,ovalar göğsünü kabartıyor,denizde bir iç çekiş.Güvercinler 'Hu' diyor.
Bu sabah kafam karışıktı.Söylediklerini pek dinlemedim.Dinlemeye değer bulmadığım ve kayıtsız kaldığım sözleri arabanın buz tutmuş camının üzerine düşen soğuk yağmur damlaları gibi süzülüp gittiler.