Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla
Bâzan sessiz sedasız, ipekten kanatlarla
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla
Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla
Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla.
Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle
Öldür bendeki beni, sonra dirilt kendinle
Çarpsan karasevdayı en azından yüz binle
Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle
Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle
Ama her defasında geri döndüm seninle
Hangi düğüm çözülür nazla, sitemle, kinle
Ne olur bir gün beni, kapında olsun dinle.
Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin?
Bazan kızkardeşimsin, bazan öpöz annemsin
Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin
Eksilmeyen çilemsin
Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin
Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin
Çaresizim, çaremsin.
Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin?
Gerçek hayali aştı, ufuklar uzak değil.
En olmaz isteklere uzanmak yasak değil.
Uçuyor rüzgâr gibi altımdaki küheylân,
Ne kadar dizginlesem yavaşlayacak değil.
Artık yaratan sensin havamı, iklimimi
Buzların soğuğu yok, alevler sıcak değil.
Gül yaprağına döndü tekmesi düşmanların,
Sunulan zehir değil, saplanan bıçak değil.
Öyle bir boşandım ki çöle benzer ömrüme
Bir Nuh tufanı oldu, sel değil, sağanak değil.
Sevdiceğim, gerçeğimsin, yoğumsun, varımsın,
Hırçın denizimsin, köpüklü dalgalarımsın.
Bir esrik rüzgar esiyor göz bebeklerinden,
Dört mevsim boyuncasın, tekmil ilk baharımsın.