Deniz'li tüm kitaplarda olduğu gibi, hıdrellez şafağına kadar gelip uzunca bi süre kitabı bırakıyorum. Gelip gidip bakıyorum göz ucuyla. Sanki ömürleri uzuyormuş gibi bir his işte... Öldürmüyorum onları. Kelime kelime ağır ağır okumaya başlıyorum yine. Hep aynı son. Uzanıp yağlı urganı tutasım geliyo. ' Deniz' diye mırıldanıyorum her seferinde, 'hayır Yusuf','hayır Hüseyin'...
Hamdi Gezmiş ile tanıştığımda da ona Denizin kardeşi olmak için bizlere de fırsat verdiği için teşekkür etmiştim. Meydanlarda, parmaklıklar ardında, mahkemelerde ve darağacında tanıdığımız bir devrin yakışıklı liderini en gizli fotoğraflarla bizimle paylaşmış. Uzaktan aşık olduğunuz birini tanımak gibi, aile albümünü karıştırmak gibi, odasındaki yatağında uyumak gibi... Aşk olsun sana çocuk!
Defterindeki kuş seslerini bize duyurduğu için yazara minnettarım. Erdal Öz'e sonsuz teşekkürler... O günleri yaşamayı yürekten isteyenler için yaşanılmış kadar net anılar bırakmış.