SUNULLAH TUTUMERİ

SUNULLAH TUTUMERİ
@Snllhttmr
Anlaşılmadan okunmuş bir kitap gibiyim. Kelimelerim ölü bir beden gibi. 
Sınıf Öğretmeni
Çukurova Üniversitesi
Adana
100 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·176 syf.··
2021 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2021 00:20
Uzun süre önce okuduğum bir kitaptı fakat tekrar okuma istediği oluşunca zaman kaybetmeden okuma listemden kalan zamanda okudum. Bu hikayede yoksulluğu iliğinize kadar hissedeceksiniz.(Fakirlerin evlerinde babalar hep unutkan, anneler hep tok olur.) Sahiplenme ve sevginin bolca olduğu bir kitap. Ama ne kadar çok seversen sev yoksulluk korkusu sevginin önüne geçtiğini gösteriyor bize. (" Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır. Mutsuz ile yoksulun birbirinden uzak durması lazım, birbirlerine bulaştırmamak için. ") Bir insana ne kadar emek verirseniz verin çıkarlarına göre hareket edecekleri gözler önüne seriyor.(“Her şeyi fazla ciddiye alıyorsunuz, bu yüzden de mutsuz oluyorsunuz.”)
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Kapra Yayıncılık · 202176,9bin okunma
Reklam
“Geçmişi rahat bırakalım, onu hiç kimse elimizden alamaz.”
“Bir kadın düşünmeye başladı mı tehlikeli oluyor demektir.”
9/10
·249 syf.··
2021 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 00:49
Dikkat Aşırı Spoiler İçerir! "Atlas Okyanusu'nun dibinde bir kitap yatıyor.Anlatacağım işte onun hikayesi." Diyerek yazar kitabına başlıyor ve bu cümleler hikayenin içine okuyucuyu da çekiyor. Kitap 4 bölümden oluşuyor.İlk bölümde Ömer Hayyam'ın tarih sahnesine çıkışı, Hasan Sabbah ve vezir Nizam'la arkadaşlıkları anlatılıyor. İkinci bölümde Hasan Sabbah'ın Alamut yolculuğu ele alınmış.Son iki bölümde ise zaman 1070'li yıllardan 1900'lü yıllara geçiyor.Kütüphane yangınlarının ateşinden Titanik’in soğuk sularına sürüp giden bir macera. Yitip gitmenin hikayesi... 3 önemli şahseyetin dünya sahnesindeki dik duruşlarını anlatan muhteşem bir anlatım. “Şu alacalı bulacalı yeryüzünde bir adam dolaşır. Ne zengin ne yoksul; ne mümin ne kâfir, yaltaklanmaz hiçbir hakikate, saygısı yok hiçbir kanuna.” Böyle tanımlıyor kendini Ömer Hayyam. Hasan Sabbah; Kurucusu ve mensubu olduğu tarikatı, suikaste dayanan farklı askeri taktiklerle yaşatan ve genişleten, davası uğruna türlü entrikaları ustalıkla uygulayan, kendine sahte bir cennet yaratan ve afyonla bu cennete kendisine ölümüne bağlı profesyonel katiller yetiştiren nezdimde yalancı bir deha. Ve Nizamülmülk. Dönemin en büyük devlet adamı, Sultana bile karşı dik duruşunu sergilediğini kanıtlayan şu muhteşem sözler: “Madem ki bugüne dek anlayamamış, gidin sultana söyleyin, ben tabii ki onun iktidar ortağıyım ve ben olmadan böyle bir gücü ve devleti asla inşa edemezdi! Babası öldüğünde her işi elime aldığımı, taht üzerinde hak iddia eden diğerlerini benim saf dışı bıraktığımı ve tüm asilere boyun eğdirdiğimi unuttu mu? Dünyanın bir ucundan diğerine kendisine gösterilen itaat ve saygıyı bana borçlu olduğunu unuttu mu? Gidin, söyleyin ona, evet külahının kaderi benim mürekkep hokkamın kaderine bağlıdır.” diyecek kadar kendinden emin.Son
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 200174,8bin okunma