Sorun şu ki Tanrım, gömleğim önden yırtıldı. Gömleğim önden yırtıldı ve artık hiç kimseye masumiyetimi ispat edemiyorum. Bu bir kaza sadece ve sonucu değiştirmiyor. Kuyuda saklanıyorum uzun yıllardır. Gelip geçen kervanlardan gizliyorum kendimi. Esir olmak korkusu, pazarlarda satılmak korkusu yapışıyor boğazıma. Kendi karanlığımda boğulmayı seçiyorum. Dışarı çıktığımda gökyüzünü ciğerlerime çekip, çocukları havasız bırakmak endişesi var üzerimde. Böylesi garip ve bir kadar saçma endişeler taşıyorum. Oysa ne Meryem’in iffetinden şüphe etmişliğim var ne de Magdalena’ya bir tek taş attım.
Gömleğim önden yırtıldı ve artık kimseye anlatamıyorum suçsuzluğumu.
“Tanrım bu nasıl bir yorgunluktur?”
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevginin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine.
Kötülere kul olmasına iyi insanın...
William Shakespeare - Hamlet
“Kötülük, eğer insan gibi yaşamak istiyorsak, bütün yaşamımız boyunca karşılaşacağımız, yeniden ve yeniden hesaplaşacağımız ve kabul edeceğimiz, birlikte yaşayacağımız acılar, azaplar, yazıklar, kayıplar ve adaletsizliklerdir. “
Kadınlar Rüyalar Ejderhalar - Ursula K. Leguin
Gerçekten sevdiğim pek az insan var;hele saygı duyduğum daha az insan var.Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor;her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı,duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor.