"...Fakat kendi deneyimim beni şu inanca yöneltti: Böyle korku ve düşüncelerden apayrı olarak, dinî duygular biz yaşlandıkça gelişme eğilimi gösterir, duygularımız köreldikçe aklımız daha rahat işler hale gelir..."
------>Peki esas olan gençliğini nerede harcadın sorusunun cevabı değil mi?...
"Doğruluk mu daha büyük meziyettir yoksa yiğitlik mi?" diye sorar, cevap ne olursa olsun, "Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe lüzum kalmazdı," derdi.
"Hiç şüphesiz Bristow da yıllar boyunca dayısının görüşlerine maruz kalmıştı. Akrabaların bakış açıları kolaylıkla çocukların bilinçdışına işlerdi. Strike da buna benzer fikirler edinmişti. Kimse açıkça dile getirmeden çok önce bile kalbinin derinliklerinde annesinin diğer anneler gibi olmadığını, utanılacak şeyler yaptığını biliyordu. (Etrafını saran yetişkinlerin kabullendikleri adı konmamış kurallar doğru kabul edilirse tabii...)"